- Haberler
- Siirt Haber
- Siirt'in Büyük Göç Gerçeği: 870 Bin Kişilik Nüfusun Yarısından Fazlası Gurbette - Peki Neden?
Siirt'in Büyük Göç Gerçeği: 870 Bin Kişilik Nüfusun Yarısından Fazlası Gurbette - Peki Neden?
TÜİK verileri üzerinden hazırlanan 'Herkes kendi memleketinde yaşasaydı ne olurdu?' simülasyonu, Siirt'in yıllardır göz ardı edilen göç gerçeğini bir kez daha ortaya koydu. Kütük nüfusu 870 bin 385 kişi olan Siirt'te yalnızca 332 bin 369 kişi yaşıyor. Başka bir ifadeyle Siirt nüfusunun yarısından fazlası kent dışında. Bu tablo, artık yalnızca bir nüfus verisi olarak değil, kentin ekonomik ve sosyal geleceği açısından ciddi bir uyarı olarak değerlendirilmeli.
Haberin Özeti
- • 870 bin 385 kütük nüfusu olan Siirt'te, TÜİK simülasyonuna göre fiilen sadece 332 bin 369 kişi yaşıyor.
- • Bu durum, Siirt nüfusunun yüzde 60'ından fazlası olan 538 binden fazla kişinin işsizlik ve yetersiz istihdam yüzünden göç ettiğini gösteriyor.
- • Kentin büyük göç sorununu çözmek için sanayileşme, özel sektör yatırımları ve nitelikli istihdam alanları oluşturulması elzemdir.
Türkiye’nin nüfus haritası, vatandaşların kayıtlı oldukları memleketlerine geri döndüğü varsayımıyla yeniden şekillendirildi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) nüfus ve kütük kayıtlarından hareketle ortaya koyduğu simülasyon, Türkiye’de nüfus dağılımının bugünkünden çok farklı olabileceğini gösterdi.
Simülasyonda bazı büyükşehirlerin nüfusu önemli ölçüde azalırken, uzun yıllardır dışarıya göç veren Anadolu kentlerinin nüfusu dikkat çekici seviyelere ulaştı.
Bu tabloda Siirt’in kütük nüfusu 870 bin 385 kişi olarak hesaplandı.
Ancak Siirt’te fiilen yaşayan nüfus 332 bin 369 kişi.
Aradaki fark ise 538 bin 16 kişi.
Bu rakam, Siirt’in kütük nüfusunun yüzde 60’ından fazlasının kent dışında yaşadığını ortaya koyuyor.
Rakamın kendisinden daha önemli olan soru: Neden?
870 bin 385 kişilik Siirt nüfusuna karşılık kentte yalnızca 332 bin 369 kişinin yaşaması, yetkililerin üzerinde durması gereken çok önemli bir soruyu gündeme getiriyor:
538 bin kişi neden Siirt’te yaşamıyor?
Bu sorunun yanıtı yalnızca bireysel tercihlerde aranamaz.
Bir kentin nüfusunun yarısından fazlasını başka kentlere kaptırması; ekonomik, sosyal ve istihdam koşullarının insanların kentte kalmasını sağlayacak kadar güçlü olmadığını gösteren önemli bir işaret.
Başka bir ifadeyle Siirt açısından “itici faktörlerin”, “çekici faktörlerden” daha güçlü olduğu bir tablo ortaya çıkıyor.
İnsanları Siirt’ten dışarıya iten nedenler, Siirt’te kalmayı ve başka kentlerden Siirt’e gelmeyi sağlayacak fırsatlardan daha ağır basıyor.
Siirt’in en büyük sorunu: İşsizlik ve sınırlı istihdam
Siirt’ten göçün en önemli nedenlerinin başında işsizlik ve yeterli istihdam alanlarının bulunmaması geliyor.
Özellikle genç nüfus açısından kentte yeterli ve çeşitlendirilmiş özel sektör istihdamının oluşmaması, eğitimini tamamlayan gençlerin başka kentlere yönelmesine neden oluyor.
Kamu istihdamının sınırlı olması karşısında özel sektörde yeterli iş alanı bulamayan gençler; İstanbul, Bursa, Mersin, Ankara, İzmir ve çevre iller başta olmak üzere farklı kentlerde gelecek arıyor.
Bu durum ise Siirt’te yetişen genç ve nitelikli insan kaynağının kent ekonomisine katkı sunamadan dışarıya çıkmasına neden oluyor.
Sanayileşme olmadan göçü tersine çevirmek zor
Siirt’in göç sorununu çözmek için yalnızca yeni kamu yatırımları veya geçici istihdam modellerinin yeterli olmayacağı görülüyor.
Kentte özel sektör yatırımlarının artırılması, üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve nitelikli istihdam alanlarının oluşturulması gerekiyor.
Sanayi yatırımlarının sınırlı kalması, genç nüfusun kendi memleketinde çalışma ve gelecek kurma imkanlarını azaltıyor.
Bir gencin Siirt’te kalması için yalnızca iş bulması da yeterli değil. Kariyer yapabileceği, gelirini artırabileceği ve ailesiyle birlikte yaşam standardını yükseltebileceği ekonomik bir ortamın oluşturulması gerekiyor.
Tarım ve hayvancılık da eski gücünü kaybediyor
Siirt’in göç sorununda yalnızca kent merkezindeki iş imkanlarının değil, kırsal ekonominin yaşadığı sorunların da etkisi bulunuyor.
Tarımda makineleşmeyle ortaya çıkan iş gücü fazlası, miras yoluyla tarım arazilerinin küçülmesi, artan girdi maliyetleri ve kuraklık gibi sorunlar tarımsal üretimin ekonomik cazibesini azaltıyor.
Hayvancılıkta yaşanan maliyet baskısı da kırsal nüfusun gelir imkanlarını daraltıyor.
Kırsalda ekonomik faaliyetlerin zayıflaması, özellikle genç nüfusun kent merkezine veya doğrudan başka illere göç etmesini hızlandırıyor.
Dolayısıyla Siirt’te göçle mücadele yalnızca şehir merkezine yeni yatırımlar getirmekle değil, köylerin ve ilçelerin üretim kapasitesini güçlendirmekle de mümkün.
Siirt neden yatırımcı için daha cazip hale getirilmeli?
Göçü tersine çevirecek en önemli adımlardan biri, Siirt’in yatırımcı açısından cazibesinin artırılması.
Bunun için mevcut teşviklerin daha etkin kullanılması, yeni yatırım alanlarının oluşturulması, üretim ve sanayi altyapısının güçlendirilmesi gerekiyor.
Siirt’in sahip olduğu tarım, hayvancılık, madencilik, enerji, turizm ve gıda potansiyelinin katma değerli üretime dönüştürülmesi, kentte yeni istihdam alanları oluşturabilir.
Ancak bunun için yatırımcının yalnızca teşvik alması değil, ürününü pazara ulaştırabileceği güçlü bir ulaşım ve lojistik altyapıya da sahip olması gerekiyor.
Ulaşım yatırımları Siirt’in kaderini değiştirebilir
Siirt’in ekonomik gelişimi açısından ulaşım yatırımları kritik önem taşıyor.
Kent ile büyük pazarlar arasındaki ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi, yatırım maliyetlerinin düşürülmesi ve lojistik imkanların geliştirilmesi, Siirt’in yatırımcı açısından daha cazip hale gelmesine katkı sağlayabilir.
Bu noktada gündeme gelen demiryolu projeleri, karayolu bağlantılarının geliştirilmesi ve lojistik altyapının güçlendirilmesi yalnızca ulaşım projesi olarak görülmemeli.
Doğru planlandığında bu yatırımlar, sanayi, ticaret, tarım ve istihdamın önünü açabilecek bölgesel kalkınma araçları haline gelebilir.
Bir fabrikanın Siirt’te kurulması kadar, o fabrikanın ürettiği ürünü Türkiye’nin farklı noktalarına ve dış pazarlara ekonomik şekilde ulaştırabilmesi de önem taşıyor.
538 bin kişilik fark yetkililer için alarm olmalı
Siirt’in 870 bin 385 kişilik kütük nüfusu ile kentte yaşayan 332 bin 369 kişi arasındaki 538 bin 16 kişilik fark, üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor.
Bu insanların tamamının ekonomik nedenlerle Siirt dışında yaşadığını söylemek elbette mümkün değil.
Ancak bu kadar büyük bir farkın varlığı, Siirt’in uzun yıllardır yaşadığı göç hareketinin boyutunu açık biçimde ortaya koyuyor.
Üstelik göç yalnızca nüfus kaybı anlamına gelmiyor.
Bir kent gençlerini ve çalışma çağındaki nüfusunu kaybettiğinde;
- İş gücü potansiyeli azalıyor,
- Yerel tüketim daralıyor,
- Yeni yatırımların cazibesi düşüyor,
- Nitelikli insan kaynağı dışarıya gidiyor,
- Aileler parçalanabiliyor,
- Kırsal alanlarda nüfus yaşlanıyor,
- Girişimcilik kapasitesi zayıflıyor,
- Kentin geleceğine yönelik beklentiler gerileyebiliyor.
Böylece göç, kendi kendini besleyen bir döngüye dönüşebiliyor.
“Siirt’te gelecek yok” algısı kırılmalı
Göçün ekonomik nedenleri kadar psikolojik ve sosyal boyutu da bulunuyor.
Siirt’ten daha önce İstanbul, Bursa, Mersin, Ankara ve farklı kentlere giden hemşerilerin oluşturduğu sosyal ve ekonomik ağlar, yeni göçleri de kolaylaştırıyor.
Bir aileden veya akraba çevresinden daha önce büyükşehre giden kişilerin bulunması, yeni göç edecek kişiler açısından hem ekonomik hem de sosyal riski azaltıyor.
Bunun sonucunda zincirleme göç ortaya çıkıyor.
Daha da önemlisi, zamanla “Siirt’te gelecek kurmanın yolu dışarı çıkmaktan geçiyor” anlayışı toplumda yerleşebiliyor.
Bir genç eğitimini tamamladığında ilk hedefinin Siirt’te iş aramak değil, başka bir kentte hayat kurmak olması, artık yalnızca bireysel bir tercih değil, kentin geleceği açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir durum.
Eğitim ve sosyal yaşam da göç kararını etkiliyor
Gençlerin Siirt’ten ayrılmasında yalnızca iş bulma kaygısı bulunmuyor.
İhtisaslaşmış sağlık hizmetlerine erişim, uzman hekim ve gelişmiş sağlık altyapısı, kaliteli yükseköğrenim imkanları, sosyal ve kültürel faaliyetler de insanların yaşam tercihlerinde etkili oluyor.
Özellikle genç nüfus açısından sosyal yaşam, kültür, sanat, spor ve eğlence alanlarının çeşitlenmesi kentin çekiciliğini artırabilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Siirt’in gençlerini kentte tutabilmesi için yalnızca “iş” değil, gelecek duygusu da oluşturması gerekiyor.
Göçü tersine çevirmek mümkün mü?
Evet. Ancak bunun için günü kurtaran projelerden daha kapsamlı bir bölgesel kalkınma stratejisine ihtiyaç var.
Siirt’in göç veren değil, göç alan bir kent haline gelebilmesi için birkaç temel başlığın aynı anda ele alınması gerekiyor.
1. Özel sektör yatırımları artırılmalı
Siirt’te yalnızca kamu istihdamına dayalı bir ekonomik yapı yerine, üretim yapan, ihracat gerçekleştiren ve sürekli istihdam sağlayan özel sektör yatırımları teşvik edilmeli.
2. Gençlere yönelik istihdam alanları oluşturulmalı
Üniversite mezunlarının kendi alanlarında çalışabileceği nitelikli iş imkanları artırılmalı. Gençlerin eğitim için başka kentlere gitmesi doğal bir süreç olsa da, eğitim sonrasında Siirt’e dönmelerini sağlayacak ekonomik ortam oluşturulmalı.
3. Tarım ve hayvancılık yeniden güçlendirilmeli
Siirt’in kırsal ekonomisi yalnızca geleneksel üretimle değil, modern tarım, sulama, kooperatifleşme, markalaşma, işleme tesisleri ve katma değerli üretim modeliyle desteklenmeli.
4. Ulaşım ve lojistik yatırımları hızlandırılmalı
Karayolu bağlantılarının yanı sıra demiryolu gibi alternatif ulaşım imkanları, Siirt’in bölgesel ticaret ağlarına entegrasyonu açısından değerlendirilmeli.
5. Yatırımcı için bürokratik süreçler kolaylaştırılmalı
Yatırım yapmak isteyen girişimcinin arsa, izin, ruhsat, altyapı ve diğer süreçlerde karşılaştığı sorunların azaltılması gerekiyor.
6. Kentin sosyal yaşamı güçlendirilmeli
Gençlerin yalnızca çalışmak için değil, yaşamak için de tercih edeceği bir Siirt oluşturulmalı. Kültür, sanat, spor, sosyal tesis ve etkinliklerin artırılması kentin yaşam kalitesine katkı sağlayabilir.
7. Siirt’in marka değeri yükseltilmeli
Büryan, Zivzik narı, Pervari balı, bıttım sabunu, turizm potansiyeli ve tarihi-kültürel değerler yalnızca yerel ürün olarak değil, ulusal ve uluslararası pazarlara açılabilecek ekonomik değerler olarak ele alınmalı.
Asıl hedef nüfusu artırmak değil, Siirt’te yaşamayı cazip hale getirmek
Siirt’in göç sorununa yalnızca “nüfusumuz neden düşük?” sorusuyla yaklaşmak yeterli değil.
Asıl sorulması gereken:
“Siirt’te doğan bir insan neden burada kalmak istemiyor?”
Ve daha önemlisi:
“Siirt dışında yaşayan 538 bin kişinin ne kadarı, şartlar değiştiğinde memleketine geri dönebilir?”
Çünkü 870 bin 385 kişilik kütük nüfusu yalnızca istatistiksel bir rakam değil.
Bu sayı, Siirt’in Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış çok büyük bir insan kaynağına sahip olduğunu da gösteriyor.
Doğru ekonomik koşullar, istihdam imkanları, ulaşım yatırımları ve yaşam standartları oluşturulabilirse bugün gurbette yaşayan binlerce Siirtlinin yeniden memleketine dönmesi mümkün olabilir.
Siirt için artık göçü konuşma değil, göçü tersine çevirme zamanı
Siirt’in 870 bin 385 kişilik kütük nüfusu ile 332 bin 369 kişilik fiili nüfusu arasındaki fark, kent yöneticileri, milletvekilleri, kamu kurumları, yerel yönetimler ve yatırımcılar açısından ciddi bir kalkınma göstergesi olarak ele alınmalı.
538 bin kişinin Siirt dışında yaşaması, yalnızca geçmişte yaşanan göçün sonucu olarak görülmemeli; gelecekte yapılması gereken yatırımların da yol haritasını oluşturmalı.
Çünkü bir kent nüfusunun yarısından fazlasını gurbete kaptırıyorsa, ortada yalnızca demografik bir değişim değil, ekonomik ve sosyal bir yapısal sorun vardır.
Bu nedenle Siirt’in önündeki temel hedef yalnızca mevcut nüfusu korumak olmamalı.
Hedef;
Siirt’te iş oluşturmak, üretimi artırmak, yatırımcı çekmek, gençlere gelecek sunmak, ulaşımı güçlendirmek ve gurbetteki Siirtlilere “Artık memlekete dönme zamanı” dedirtecek bir ekonomik ortam oluşturmak olmalı.
Çünkü 870 bin 385 kişilik Siirt, 332 bin 369 kişiyle sınırlı bir kent değil.
Asıl mesele, 538 bin kişinin neden Siirt’in dışında yaşadığını ve onları yeniden memlekete kazandırmak için ne yapılması gerektiğini ortaya koyabilmek.
Siirt’in önündeki en büyük kalkınma projesi belki de tam olarak burada başlıyor.
Bakmadan Geçme