• Haberler
  • Genel
  • Öcalan'ın Newroz Mesajı: 'Ortadoğu'yu savaş alanına dönüştürülmesine fırsat vermeyelim'

Öcalan'ın Newroz Mesajı: 'Ortadoğu'yu savaş alanına dönüştürülmesine fırsat vermeyelim'

Diyarbakır'daki Newroz kutlamaları yüzbinlerce kişiyi bir araya getirirken, merakla beklenen Abdullah Öcalan'ın mesajı okundu.

Öcalan mesajında, “Bu yılı tüm Ortadoğu halkları için gerçek bir özgürlük yılına çevirmek bizim elimizde. Ortadoğu’nun hegemonik güçlerin elinde bir savaş alanına dönüştürülmesine fırsat vermeyelim” ifadelerini kullandı.

“Kaosu Halkların Baharına Çevirmek Bizim Elimizde”

Öcalan, mesajında Newroz’un tarihî önemine vurgu yaparak şunları söyledi:
“Newroz Destanı, Ortadoğu halklarının diriliş, direniş ve bahar bayramı olarak binlerce yıldır kutlanmaktadır. Newroz, halklarımızın direniş ve diriliş ruhunu canlandırmıştır.

Newroz’daki semboller ve kişilikler bu coğrafyanın ruhunu yansıtmaktadır. Dehaq, devletli uygarlık sisteminin timsalidir; omuzlarındaki yılanlar her gün iki gencin beynini yiyen Asur devletinin vahşetini simgelerken, Demirci Kawa zulme karşı direnişin cisimleşmiş halidir.

Ortadoğu’da bin yıldır devam eden din, mezhep ve kültür savaşları halkların birlikte yaşama kültürüne vurulan en büyük darbedir. Her kimlik ve inanç kendi kabuğuna çekilip ötekini düşmanlaştırdıkça halklar arasındaki uçurum derinleşmektedir. Ortak değerler ve kültür yok sayılmakta, farklılıklar savaş nedeni haline getirilmektedir.

Bölgede hâlen sürdürülen köhnemiş politikalar felaket yaratmaktadır. Bastırma, yok sayma ve düşmanlaştırma politikaları ayrılıkları derinleştirerek emperyal müdahalelere zemin hazırlamaktadır. Avrupa’daki üç yüzyıl süren din-mezhep savaşları 1648’de Westfalya Anlaşması ile sona ererken, Ortadoğu’da bu çatışmalar günümüze kadar devam etmiş ve halklara derin trajediler yaşatmıştır. Bugün ise kültürlerin ve inançların yeniden bir arada yaşama imkânı oluşmuştur. Ortadoğu’da yaratılmak istenen kaosu halkların baharına çevirmek elimizdedir. Bu trajedileri tersine çevirip halklar için özgürlük ortamı oluşturabiliriz.”

“Bir Arada Yaşamanın Yolu Aralandı”

Öcalan mesajının devamında, halklar arası barış ve demokratik entegrasyon imkânlarına değinerek şunları söyledi:
“Tarihimizin gizlenen sayfaları açılmakta, halklar arası barış ve demokratik uluslaşma fırsatları artmaktadır. Sünni ve Şia devlet gelenekleri ile milliyetçi anlayışlar aşıldıkça halklar arası özgür birliktelik mümkün hale gelmektedir.

Artık bu coğrafyada yeni bir sayfa açılmıştır. 27 Şubat 2025 tarihinde başlatılan süreç, Newroz ruhuna uygun bir birlikteliğin temellerini yeniden diriltmek içindir. Kültürlerin ve inançların bir arada yaşayabileceğine, dar milliyetçi anlayışları aşarak demokratik entegrasyon temelinde birleşebileceğimize inanmalıyız. Tarihimizde olduğu gibi günümüzde de savaş dayatmalarını, yoksulluğu ve barbarlığı geriletebileceğimizi bilince çıkarmalıyız.”

“Newroz Komünal Yaşamı Temsil Etmektedir”

2026 Newrozu’nun tarihî anlamını vurgulayan Öcalan, şöyle dedi:
“2026 Newrozu bu tarihin bütün haşmetiyle güncellenmektedir. Tarih şimdileşiyor, kültürler temelinde bilinç bulma imkânı artıyor. Newroz’un anlamı ve gücü ‘şimdi’ olarak tarih sahnesine çıkmaktadır. Bu yıl ve önümüzdeki yılların Newrozları böyle bir tarihsel anlam taşımaktadır.

Newroz artık sembolik bir kutlama değil, gerçekleşen, gelişen bir komünal yaşamı temsil etmektedir. Kendimizi hem anlam hem fizik olarak gerçekleştireceğimiz gündür Newroz.”

“Yeni Bir Özgürlük Ahlakına Yüklenelim”

Öcalan mesajında, ilişkilerimiz ve yaşam anlayışımızı dönüştürme çağrısında bulundu:
“Newroz’da yetersiz ilişki ve anlamlardan arınarak yetkin bir ilişki tarzı ve derin anlam ile yeni bir özgürlük ahlakı ve estetik anlayışıyla yaşama yüklenelim. ‘Jin, Jiyan, Azadî’ felsefesini pratikleştirip özgür yaşama ulaşalım. Newroz artık bir umut veya hayal değil, pratikleşen bir andır. Bu pratiğe yetkin bir bilinç ve anlam derinliği ile karşılık verelim.”

“Hegemonik Güçlere Fırsat Vermeyelim”

Öcalan, Ortadoğu halklarının birlik ve dayanışma geleneğine dikkat çekerek mesajını şöyle tamamladı:
“Bu yılı tüm Ortadoğu halkları için gerçek bir özgürlük yılına çevirmek bizim elimizdedir. Etnik ve dini-mezhebi parçalanmaya, kardeş kavgasına son vererek, bütün kültürlerin ve inançların özgürlük ve kardeşlik temelinde birliğini sağlamak mümkün olacaktır.

Kapitalist modernitenin yarattığı toplumsal ve ekolojik çöküşe karşı demokratik modernitenin demokratik siyaset, ekolojik ve kadın özgürlükçü çözümü Newroz’un özgürlük ruhuna bağlı olarak geliştirilmiştir.

Kültür yaratan bir bölge olan Ortadoğu’nun hegemonik güçlerin elinde bir savaş alanına dönüştürülmesine fırsat vermeyelim. Milliyetçilik ve mezhepçilik hastalığını geride bırakıp, halklarımızın binlerce yıllık dayanışma kültürünü esas aldığımızda aşamayacağımız engel yoktur. Böyle bir birliktelik ruhuyla demokratik siyaseti hayata geçirmek mümkündür. Ezilenlerin binlerce yıllık mücadelesi Ortadoğu’nun özgürlük ortamında taçlandırılabilir.

Halklarımızın Ramazan Bayramı’nı kutluyor, bayramın barış ve kardeşliğe vesile olmasını diliyorum. 2026 Newrozu, halklarımızın demokratik entegrasyon, barış ve kardeşlik ruhuyla kutlanmaktadır. Bu yıl gerçek anlamıyla ‘Yeni Gün’ olarak kutlanan Newroz’un önümüzdeki yılların görkemli yürüyüşüne vesile olmasını diliyor, tüm halklarımıza barış diliyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.”

Artı Siirt Haber Ajansı

Bakmadan Geçme