Yeni Parti Siirt İl Başkanı Can Bilek'ten Halk TV'ye Kayyım Tepkisi

Yeni Parti Siirt İl Başkanı Can Bilek, Halk TV'ye kayyım atanmasına ilişkin Siirt İl Başkanlığı binasında basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DEVA Partisi Siirt İl Başkanı Zakir Çelepkolu ve çok sayıda partili katıldı. Bilek, açıklamasında basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve demokrasiye ilişkin değerlendirmelerde bulunarak kayyım kararına tepki gösterdi.

Haberin Özeti

  • • Yeni Parti Siirt İl Başkanı Can Bilek, Halk TV'ye kayyım atanmasını basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına müdahale olarak kınadı.
  • • Bilek, kararı İmamoğlu davası ve ekonomik gelişmelerle ilişkilendirip siyasi operasyon olarak niteledi; Yemen'e asker gönderme tartışmalarına da değindi.
  • • DEVA Partisi Siirt İl Başkanı Zakir Çelepkolu'nun da katıldığı açıklamada, "Özgür basın sansüre boyun eğmez, gerçekler hapsedilemez" mesajı verildi.

SİİRT – Yeni Parti Siirt İl Başkanı Can Bilek, Halk TV’nin merkez binasına polis ekiplerince girilmesi, kanala kayyım atanması ve yayınlarının durdurulmasına ilişkin basın açıklaması yaptı.

Yeni Parti Siirt İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen açıklamaya DEVA Partisi Siirt İl Başkanı Zakir Çelepkolu ile çok sayıda partili katıldı. Basın açıklamasında, Halk TV’ye yönelik kayyım kararı üzerinden basın özgürlüğü, siyasi gelişmeler ve halkın haber alma hakkına ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı.

Açıklamada basın özgürlüğüne vurgu yapıldı

Basın açıklamasında, Halk TV’ye kayyım atanmasının yalnızca bir medya kuruluşunu değil, özgür basını ve vatandaşların haber alma hakkını da ilgilendirdiği savunuldu. Açıklamada, basın ve ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurları arasında yer aldığı belirtilerek gazetecilere ve basın kuruluşlarına yönelik müdahalelere tepki gösterildi.

Metinde, son dönemde basın kuruluşlarına ve muhalif kesimlere yönelik uygulamaların demokratik hukuk devleti açısından kaygı verici olduğu ileri sürüldü. Hukuki süreçlerin siyasi amaçlarla kullanıldığı yönündeki eleştirilere de yer verildi.

İmamoğlu davası ve ekonomik gelişmelere değinildi

Açıklamada, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’deki yargı sürecine de değinildi. Halk TV’ye kayyım atanması kararının zamanlamasının tesadüf olmadığı öne sürülerek, gelişmenin siyasi bir operasyon olduğu savunuldu.

Metinde ayrıca fon krizi ve ekonomik gelişmeler gündeme getirildi. Yaklaşık 500 bin vatandaşın doğrudan, aileleriyle birlikte ise milyonlarca kişinin mağdur edildiği iddia edilen ekonomik olaylara ilişkin tartışmaların üzerinin örtülmeye çalışıldığı ileri sürüldü.

Meclis ve asker gönderme tartışmalarına ilişkin eleştiri

Basın açıklamasında, Türk askerinin Yemen’e gönderilmesi ihtimaline ilişkin tartışmalar da gündeme taşındı. Meclis’e sunulmuş bir anlaşma metni bulunmadığı ifade edilen açıklamada, uluslararası anlaşmalar ve yurt dışına asker gönderilmesi konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerine atıfta bulunuldu.

Açıklamada, iktidarın halkın iradesine dayanması ve önemli kararların kamuoyu önünde tartışılması gerektiği savunuldu.

“Özgür basın sansüre boyun eğmez”

Açıklamanın sonuç bölümünde, iktidara ve basın özgürlüğüne ilişkin eleştiriler sürdürüldü. Yargı ve kolluk gücü aracılığıyla basının ve halkın iradesinin baskı altına alınamayacağı belirtilen metinde, şu ifadelere yer verildi:

“Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez.”

Açıklamada ayrıca Halk TV’nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanında olunduğu belirtilerek demokrasiye ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkma mesajı verildi.

Metin, “Türkiye susmayacak, millet susmayacak” ifadeleriyle sona erdi.

Basın açıklamasının tam metni;

"Değerli yurttaşlarımız, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının saygıdeğer temsilcileri, kıymetli basın mensupları,

Ülkemiz, her sabah yeni bir karanlığa uyanmaktadır. Halk iradesini hedef alan siyasi yargı operasyonları, gazetecileri ve basını hedef alan saldırılar, her kesimden yurttaşımızı etkileyen hukuksuzlukların, kayyımların ardı arkası kesilmemektedir.

Bu hukuksuzlukların son halkası olarak dün şafak vakti, polis baskınıyla, pek çok yayın diliminde Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı olan Halk TV’ye kayyım atanmıştır. Bu karar yalnızca Halk TV’yi değil, aynı zamanda özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef almaktadır. Seçime giderken muhalefetin sesini kısmak, milletin özgürce seçim yapma hakkına el uzatmaktır.

İktidarın amacı bellidir. Amaç, kara düzeni sürdürmektir.

Bugün devletin imkânlarıyla kendi çıkarlarını korumaya çalışan küçük bir azınlık; özgür basını bastırmaya, değişim isteyen on milyonları susturmaya ve milleti umutsuzluğa sürüklemeye çalışmaktadır.

Halk TV’yi hedef alan kayyım kararının zamanlaması da tesadüf değildir.

590 gündür savunma yapmayı bekleyen Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri zindanında savunmasının başladığı gün bu karar alınmıştır. Tarihimizin en büyük siyasi davalarından biri sürerken halkın haber alma hakkına yapılan bu saldırı, davanın hukuksuzluğunu ve siyasi bir operasyon olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.

Asrın vurgunu olan fon krizinin iktidar kadrolarıyla ilişkisinin ortaya çıktığı bir dönemde bu karar alınmıştır. 500 bine yakın yurttaşın doğrudan soyulduğu, aileleriyle birlikte milyonlarca yurttaşın mağdur edildiği bu büyük soygunun üzeri örtülmeye çalışılmaktadır.

Ortada Meclis’e sunulan bir anlaşma metni dahi yokken Mehmetçiğin Yemen çöllerine gönderilmesinin tartışıldığı bir ortamda bu karar alınmıştır. Sırtını millete değil küresel güçlere dayayan iktidar, meseleyi milletin önünden kaçırmaya; uluslararası anlaşmaları ve yurt dışına asker göndermeyi Meclis’in iznine bağlayan Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerini unutturmaya çalışmaktadır.

Bizler, farklı siyasi görüşlerden ve partilerden, toplumun her kesiminden yurttaşlarımızla birlikte bugün Türkiye’nin 81 ilinde bir kez daha söylüyoruz:

İktidar tükenmiştir. Tükendiğinin farkındadır. Saldırganlığı bundandır.

Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindedirler.

Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez.

Halk TV’nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanındayız.

Türkiye’nin her bir köşesinde umudu örgütlemeye, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Türkiye’yi karanlığa hapsetmeye çalışanları mutlaka yeneceğiz.

Türkiye susmayacak, millet susmayacak."

Artı Siirt Haber Ajansı

Bakmadan Geçme