Fatih Arıtürk

BAYRAK SEVGİMİZ

Fatih Arıtürk

Biz Siirtliler vatanımıza ve şanlı bayrağımıza adeta sevdalıyız. Rusya-Ukrayna savaşı ülkemize sıçrar mı, sıçramaz mı belli olmaz amma, Vatanımız ve Bayrağımız için şehid olmaya hazırız. Siirtlilerin Bayram sevgisini anlatan bir anekdot sunarak, yazımı noktalamak istiyorum. İşte, yaşanmış bir anekdot:

Şehrimizde, Siirt Lisesinin kurulduğu ilk yıllarda, çarşaflı bir kadın, okulun önüne gitmiş. Her ne içinse, okulda okuyan oğlunu görmesi ve konuşması gerekiyormuş. Kendi aralarında sohbet eden bir grup Siirtli genç görmüş. Türkçe bilmediği için onlara Arapça olarak sormuş. Biz, sorduğunun Türkçe tercümesini vermekle yetinelim:

Çocuklar, Mehmet nerede? Onu bana çağırır mısınız?

demiş.

Gençler, kadının bahsettiği Mehmet’in hangi Mehmet olduğunu kestirememişler.

-Teyze, bizim okulda bir çok Mehmet var. Senin oğlun hangisi, soyadını söyle, çağıralım

diye cevap vermişler.

Kadın, oğlunun soyadını vereceği yerde büyük bir gururla ve Arapça olarak cevap vermiş:

-EŞEM MO TIRIFO MEMEDİ. AYNALLA U EYNIL NEBİ ELE MEMET U ISEM MEMET! DEVM U DEİM BAYRAK IT TÜRKİYE UVE BİT MEMET.

Türkçe olarak kadının söylediklerini şöyle tercüme edebiliriz:

-Nasıl Mehmet’imi tanımazsınız. Allah ve Peygamber nazardan korusun. Devamlı olarak Türkiye Bayrağını taşıyan benim oğlum Mehmet’tir.

Meğer, kadının oğlu, milli bayramlarda, Okulun

BAYRAĞINI

taşıyan öğrenciymiş. Tabii, kadının bu tarifi üzerine, arkadaşları Mehmet’i tanımış ve hemen çağırmışlar. Amma, lise hayatı boyunca da Mehmet’e, hep Annesinin sözleriyle takılırlarmış:

-AYNALLA ELE MEMET U ISEM MEMET, DEV U DEİM BAYRAK IT TÜRKİYE UVE BİT MEMET!

Bu anekdotun en önemli vurgusu, Türkçe dahi bilmeyen Siirtli Annenin, bir okul adına dahi olsa,

Türk Bayrağını

taşımanın ne büyük bir şeref olduğunu idrak etmesi ve oğlunun Bayrağı taşımakla görevlendirilmesinden duyduğu gurur olsa gerek…

İşte, Siirtliler olarak bizler, böyle anaların çocuklarıyız…

TÜRKİYE’DE,DEMOKRASİ VAR MI!

Türkiye’de, gerçek anlamda demokrasi olduğunu iddia eden varsa

YALAN

SÖYLÜYOR

. Tutuklu gazetecilerin sayıları Türkiye’de demokrasi olmadığının açık bir delilidir. Demokrasi için bazı temel koşullar vardır. Bunların birincisi medya özgürlüğüdür. Medyanın, diğer deyimiyle basının özgür olması demokrasinin olmazsa olmaz şartıdır. Eleştirel de yapsa basın özgür olmalıdır. Türkiye’de  tutuklu gazeteci sayısı, dünya ortalamasının kat-kat üstündedir. Bir ülkede basın özgür değilse, demokrasinin olması muhaldir.

Sözde demokrasi havarileri, Türkiye’de demokrasinin geliştiğini iddia ederlerken, gözaltılar devam etmekte. Hala gecenin geç saatlerinde gazeteciler evlerinden gözaltına alınıyorlar.  Vatandaşlar olarak bizler de tutuklamaların gerçek sebebini bilemiyoruz. Anlamak için demokrasi havarisi geçinenlere soruyoruz.

Demokrasinin bir diğer olmazsa olmaz şartı özgür ve bağımsız yargıdır. Anayasada yapılman  değişikliklerden sonra vatandaşların bu konuda da kuşkuları artmaktadır. Yapılan anketler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yüzde 80’inin yargıya güvenmediğini göstermektedir.

Tutuklanma sebepleri bilinmeyen o kadar çok tutuklu var ki, zihinlerde istifhamların oluşmaması imkânsız. Türkiye’de, gelişmiş bir demokrasinin olduğunu iddia edenlerin, sadece tutuklu gazeteciler için söyleyecekleri bir sözleri var mı acaba!

Yazarın Diğer Yazıları