(CİNCİ HOCA)
deyimini çok duymuşsunuzdur. Sözde Cinleri çağırdığını, onlarla diyalog kurduğunu, onlardan bilgiler edindiğini iddia edenler hep olmuştur. Maalesef, saf insanlar da bu gibi madrabazlara çoğu kez aldanır, paralar vererek sözde cinlerden bilgiler edinirler. Cinci Hocaların büyük çoğunluğu her ne hikmetse genelde Medrese öğrenimi görmüş sarıklı, cübbeli din adamlarından çıkar. Zaten, inandırıcı olmaları da bundan kaynaklıdır.
İslam diniyle ilgili, bilgilerini geleneksel yollarla değil de kutsal kitap Kuran ve öteki yazılı dinsel belgelerden sağlayan, din konusunda halkı eğittiği gibi ona kovuşturması gereken yolu gösteren, cinlerle irtibatlı olduklarını, hatta cinlerden evli olduklarını bile söyleyenler bulunmakta.
Belirtmekte yarar var. Siirt’imizin
CİNCİ
HOCALARI
da meşhurdur. Bir bakıma cinci hocaların merkezi Siirt’tir, diyebiliriz. Ta İstanbullardan, Ankaralardan ve yurdun birçok yörelerinden Siirtli cinci hocalara muska yazdırmak için gelen saf vatandaşlarımız var.
Konu cincilerden ve muskalardan açılmışken bir anekdotla yazımızı noktalayalım. Anekdot şu:
Adamın biri, Siirtli Hoca’ya gitmiş
İT’İNİN (KÖPEK)
hasta olduğunu söyleyerek muska yazmasını istemiş. Beraberinde de hediye(!) olarak bir koç götürmüş. Aslında, muska yazmak işine karşı olan Hoca, Koçu görünce tamah etmiş ve sözde bir muska yazarak
İTİN
boynuna asması için adama vermiş. Adam da muskayı sevinçle almış ve hayvanın boynuna takmış. İT iyileşince de, hayvanın boynundan çıkarmış. Merak ederek, muskayı açmış ve ne yazıldığını okumuş. Muska kâğıdında şöyle yazıyormuş:
“TAMAH ETTİM ETİNE
MUSKA YAZDIM İTİNE
İSTER TUTSUN TUTMASIN
SAHİBİNİN G.TÜNE”
İnanın ki, yazılan muskaların yüzde doksandokuzu bu türdendir. İsteyen yine de Cinci Hocalardan medet umarak muska yazdırsın!