Ahmet Arıtürk

 'YARATILANI SEVDİK, YARATAN'DAN ÖTÜRÜ!'

Ahmet Arıtürk

16 Kasım gününün (Uluslararası

HOŞGÖRÜ günü)

olarak kutlandığını biliyor muydunuz! İtiraf edeyim ki, ben düne kadar bilmiyordum. Takvim yaprağını incelerken 16 Kasım gününün

(Uluslararası HOŞGÖRÜ)

günü olarak kutlandığını tesadüfen öğrendim.

Merak eder de takvim yapraklarına bakarsanız, yılın hemen her gününün bir anma, kurtuluş, bayram veya bir başka etkinliğin günü olarak tespit edildiğini görürsünüz.

Bugün ne yazayım diye düşünürken, 16 Kasım gününün “Uluslararası

Hoşgörü

Günü" olduğunu öğrenince güzel bir konu yakaladığımın farkına vararak

HOŞGÖRÜLÜOLMAK

konusunu işlemeye karar verdim. Hoşgörünün bir karşılığı da

TOLERANS’TIR.

Karşıt fikirlere bile açık olmaktır.

Fransız Filozof Voltaire'in:

"Söylediklerinizin hiçbirine katılmıyorum, fakat bunları söyleme hakkınızı ölünceye kadar savunacağım"

demesi hoşgörünün ne anlama geldiğinin çarpıcı bir ifadesi olsa gerek.

Aslında hoşgörüyü Voltaire’de ve ecnebi filozoflarda aramamızın gereği de yoktur. Hazret-i Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Hacı Bayram-ı Veli’nin, Ahmet Yesevi’nin ve benzeri mutasavvıfların hoşgörüyle ilgili öyle hikmetli sözleri var ki!

Hazret-i Mevlana’nın:

(Gel, gel, ne olursan ol yine gel, ister kâfir ister Mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir, yüz kere tövbeni bozmuş olsan yine gel)

buyruğu, hoşgörünün sınırsızlığının delili değil mi!

Yunus Emre’nin

(Yaratılanı sev yaratandan ötürü), (Dövene elsiz gerek, sövene dilsiz gerek), (Biz kimseye kin tutmayız, kamu âlem birdir bize)

sözlerinin anlamını bilsek.

Ahmet Yesevi’nin:

(Kâfir bile olsa hiç kimsenin kalbini kırma. Kalb kırmak, Allahütealayı incitmek demektir.)

Sözündeki gerçeği kavrasak!

Hacı Bayram-ı Veli’nin

(İncinsen de incitme), (Hiçbir insanı ve milleti ayıplama)

mesajlarına kulak versek!

Hele, Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’İN (o’na al ve ashabına salat ve selam olsun)

hoşgörüyle ilgili okadar çok hikmetli hâdis-i şerifleri var ki, yazmağa kalkışırsak sayfalar yetmez! Bunlardan sadece birini teberrüken sunarak yazımızı noktalayalım:

(Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap. Aleyhine de olsa hakkı söyle.)

Dileriz ki okuyucularımız da yazılarımızdaki hatalardan, noksanlardan, yanlışlardan ve zaman-zaman yaptığımız HAKLI-HAKSIZ, DOĞRU-YANLIŞ tenkitlerimizden dolayı bizi HOŞGÖRÜRLER!

ANEKDOT

Yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için özellikle vurgulayalım. Zulme razı olmak, hoşgörü değildir.

İncil’de “Kötülük yapana karşı koyma; sağ yanağına vurana öbür yanağını da çevir” diye yazılıdır.Ancak, İncil’in tahrif edildiğini unutmayalım!

TAŞLAMA

NEDEN BÖYLE BAHTIN KARA

BAHTI KARA EY FİLİSTİNİM

OLMUŞSUN SİNEMDE YARA

BAHTI KARA FİLİSTİNİM

YAHUDİ’NİN ZULMÜ MEŞHUR

BEBEK, ÇOCUK, KADIN VURUR

ELBET CEZASINI BULUR

BAHTI KARA FİLİSTİNİM

ŞU MEDENİ DÜNYAYA BAK

ZALİMLERE OLUR DESTEK

MÜSLÜMANIN DOSTU YOK PEK

BAHTI KARA FİLİSTİNİM

KÜFÜR DEVAM ETSE BİLE

ZULÜM DEVAM ETMEZ DİNLE

GÖNÜLLERİMİZ SENİNLE

BAHTI KARA FİLİSTİNİM

KIZLARINLA, KIZANLARIN

SOYUNDANDIR ERENLERİN

ŞEHİT OLUR EVLÂTLARIN

BAHTI KARA FİLİSTİNİM

ÇİLELERİN BİTSİN ARTIK

ZULM, ZALİMİ YAKSIN ARTIK

KARA BAHTIN GÜLSÜN ARTIK

BAHTI KARA FİLİSTİNİM

Yazarın Diğer Yazıları