Yine bir sınav skandalı yaşandı. (FETÖ gitti, skandallar bitti) derken bir de duyduk ki 31 Temmuz’da gerçekleşen Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (KPSS) sorulan sorular, sınav öncesi bir yayınevinin kitapçığında yayınlanmış. Gerçi sınav sorularını yayınlayan Yediiklim’in sorumluları
"KESİNLİKLE TESADÜF"
açıklaması yaptılar ama, tesadüfün bu kadarı piyango çekilişlerinde bile yaşanmaz.
Yaşanan bu skandal,
(FETÖ’NÜN YERİNİ
METÖ MÜ ALDI)
istifhamı uyandırırken, olayın akabinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı kararla ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alınması manidardır.
31 Temmuz 2022 tarihinde düzenlenen Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) sorulan çok sayıda sorunun, Yediiklim Yayınları'nın deneme soru kitapçığındaki sorularla aynı olmasını, (tesadüf) olarak kabullenmek, safdillik olur.
ÖSYM, iddiaların 'asılsız' olduğunu belirtirken; söz konusu yayınevi "Bir iki soru aynı diye algı yapmaya gerek yok’ açıklamasını yaptı. Öğrenciler, veliler ve eğitimciler ise açıklamaları 'inandırıcı' bulmayarak soruların aynı olmasına yönelik tepkilerini dile getirmekte.
Bu konuda ÖSYM tarafından yapılan açıklamada “Bazı sınav sorularının bir yayınevinin deneme sınavı sorularıyla aynı olduğuna ilişkin ortaya atılan iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır” iddiasında bulunulmakta.
İddialara ilişkin Devlet Denetleme Kurumu'na inceleme talimatı veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alınırken, skandal iddianın gündeme gelmesinin ardından ÖSYM tarafından yapılan açıklamada "Sosyal medya platformlarında ortaya atılan iddiaların incelemelerimiz neticesinde asılsız olduğu anlaşılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." ifadelerine yer verildi.
Şimdi karar verelim. Soruları tutturan yayınevini mi alkışlayalım, soruları, yayınevine kaptıranları mı!!!
BU ÜLKENİN, ÇOCUKLARININ GELECEĞİ İÇİN!
KPSS’ye girenler bir iş sahibi olmak isterler. Üniversite sınavlarına girenler de gönüllerinde yatan bir fakülteye girmeyi arzu ederler. KPSS’ye girenlerin amacı iş sahibi olmak, geleceklerini teminat altına almaktır. Üniversite sınavlarına girenlerin de amaçları aynıdır. Kendilerine daha iyi bir gelecek, bir iş sağlamak çabasındadırlar. Ama ülkemizde üniversite mezunu olan ve KPSS’ye girerek iyi puan alan çoğu gençler yine de işsizdir!
Bu durumun savunucusu siyasetçiler, Ülkenin ekonomisinin bunca ağır yükü kaldıramayacağını ileri sürerler. Ama yine de, her ailenin asgari 3 çocuk yapmasını salık verirler. Okumak isteyen gençlere üniversiteler açmak, işsiz gençlere iş bulmak, siyasilerin sorumluluğunda değil midir. Bunları sağlayamayacaklarsa mecliste ne işleri var! Millet onları ne için seçiyor. Ne için bu kadar avantalar sağlıyor!
Emeklilerin, işçilerin, memurların aylıkları, bir haftaya yetmiyor! Aldıkları maaşları su gibi akıp gitmekte. Bordroluların çoğu borçlar içinde! Yarı aç, yarı tok, yaşam savaşı veriyorlar! Okutmak istedikleri çocuklarına defter, kitap, kırtasiye malzemesi almakta zorlanıyorlar. Esnaf derseniz, onlar da kan ağlıyorlar. Vatandaşlarda para yok ki alışveriş yapsın da esnaflar siftah etsinler! Küçük esnafların durumları da emeklilerden, memurlardan, işçilerden pek farklı değil! İşsizleri, engellileri, topraksız maraba konumundaki çiftçileri anlatmağa ise gerek yok!
Şimdiden, mecliste olan zevatlara sesleniyorum. Artık zıtlaşmayı, inatlaşmayı bir yana bırakın!
“Rabbena hep bana”
demekten vazgeçin. Bu fakir milleti düşünün. Ekonomiyi düze çıkarmak için uğraşın. Üniversiteler açın, fabrikalar kurun. Herkes yeteneğine göre bir üniversitede okumak fırsatını bulsun. Siyasi kavgalarınızı bir tarafa bırakarak seçimler öncesinde vatandaşlara verdiğiniz sözlerinizi yerine getirin.
600 Milletvekiline sesleniyor ve diyoruz ki Allah için olsun ülkenin birliği, beraberliği ve ekonomisini düzeltmek konusunda birleşin! Seçimlerden sonra
(Yorgan gitti, kavga bitti)
misali verdiğiniz sözleri unutmayın! Sayın Cumhurbaşkanımız da, hakaret davaları açacağına, basın mensuplarına akrediteler uygulayacağına bu işlerle uğraşsın, talimatlar versin…
Sözün özü, milletvekillerinin tümüne seslenerek diyoruz ki, seçimler sırasında verdiğiniz sözleri tutmazsanız, kendinize de bu millete de yazık etmiş olacaksınız! Çünkü sizin çocuklarınızın geleceği de, bugün göstereceğiniz performansa bağlıdır. Bunu asla unutmayınız!
HAYAT PAHALILIĞI, İNTİHARLARA YOL AÇIYOR!
Hayat pahalılığının ve yaşanan ekonomik sıkıntıların intihara yol açtığı yaşanan muhtelif olaylarla acı bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Bu tip intihar olaylarından biri daha Bursa’da yaşandı. Kiracı olarak kaldığı ev kirasına yaptığı zam yüzünden ev sahibi ile kavga eden kiracı, ihbar üzerine olay yerine gelen ve kavgaya müdahale eden polis memurunu pompalı tüfek ile yaralayıp intihar etti.
Elindeki pompalı tüfekle direnip teslim olmayan kiracıyı teskin etmek için bölgeye gelen özel hareket polisleri müdahaleye hazırlanırken polis ekiplerini gören kiracı M.B. evin terasına çıkıp aynı pompalı tüfek ile intihar etti.
Böylece, hayat pahalılığı bir polisin yaralanmasına ve kiracı kimliğindeki M.B.’nin intiharına yol açarken, özellikle büyükşehirlerde aylık kira ücretinin 5-10 bin TL’ye kadar yükseldiğine dikkatler çekilerek, benzeri olayların yaşanmaması için ne gibi önlemlerin alınacağı merakla beklenmekte
TAŞLAMA
DOĞRU SÖYLEYENLERİ
DOKUZ KÖYDEN KOVARLAR
DOKUZ KÖYÜN ÖTESİ
BİR DE ONUNCU KÖY VAR
ONUNCU KÖYDE OLAN
KOVULMAKTAN KURTULUR
DOĞRUYU KONUŞMANIN
BİL Kİ ÖZETİ BUDUR
BEN HEP ONUNCU KÖYDE
DURDUM BUGÜNE KADAR
YOLUMU KESMEK İSTER
YILLANLAR VE ÇİYANLAR
BEN İLK GÜNÜMDEN BERİ
ONUNCU KÖYDEYİM HEP
DOĞRU SÖZLÜ OLMAMDIR
BİLESİN BUNA SEBEP