Yusuf Salih Arıtürk

ZİRVE YAPSA NE OLUR?

Yusuf Salih Arıtürk

COVİD-19'la yatıp/kalkmaya başladığımız günden bu yana duydukları endişeyi üzerlerinden atamayanlar olduğu gibi, sanki öldürücü bir salgınla karşı/karşıya değilmişizçesine aldırış etmeyen ve korunmamız için öngörülen kurallara uymayanlar var.. Bu kuralsızların virüsten görebilecekleri zarar sadece kendilerini ilgilendirmiş olsaydı, uyarılara bir türlü riayet etmediklerine göre; "Ne halleri varsa..." diye düşünmek mümkündü ama kapacakları virüsü başkalarına bulaştıracakları bilindiğinden böyle düşünen olmamakta ve ben de bu nedenle yapılan uyarılara her fırsatta dikkat çekmeye devam ediyorum. Kurallara uymamanın insan haklarını ihlal etme suçunu kapsadığının bir kere daha altını çizerken, zaman/zaman salgın nedeniyle tıp otoriteleri ile ilgililerce kullanılmakta olan "pik yapma" deyimine de değinmek isterim. Pik, herhangi bir gelişmenin zirve yapması olarak ifade edilmektedir ve coronavirüs’ü nedeniyle bu deyimden söz edilirken salgının endişesini üzerinden atamayan vatandaşlarımız; "Coronavirüs’ün pik yapması durumunda ne olacak?" sorusuna yanıt arıyorlar.  Bazı duyarlı hemşerilerimin yanıtını aradıkları soru nedeniyle nabızlarını tutmaya çalıştığım muhterem zevat; "Salgının pik yapması, biteceği anlamına gelmiyor ve bu bakımdan coronavirüs’teki gelişme pik yapmış olsa da tehlikeden kurtulma, ya da tehlikenin asgari düzeye inmesine vesile olmayacağından önem taşımaz..." dediler ve bu yanıt çok mantıklıdır sanırım. Çünkü, salgını tam anlamı ile bertaraf edecek aşısı veya tehlikesini asgari düzeye indirgeyecek ilacı bulunmadıkça bu can alıcı düşmandan yakamızı sıyırmak mümkün olmayacaktır.

Önemli konudan söz etmişken uzaktan eğitim gören okullarımızın 31 Ağustos'ta açılacağına yönelik açıklama üzerinde de durmakta fayda görüyorum. Birçok okulda yeterli derslik olmadığından ikili eğitim yapılıyorken 4 metrekarede bir öğrenci barındıracak şekilde eğitim verileceğinin dile getirilmesi, çok düşündürücüdür.  Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyeleri yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı ve tüm ilgililerin alınacak kararda sorumluluk taşıyacaklarını vurgulayarak, görüşlerini dile getiren öğrenci velilerinin duygularına tercüman oluyorum.

Yazarın Diğer Yazıları