Z kuşağı tanımını mutlaka bir yerlerde duymuşsunuzdur. Yeni nesil olarak nitelendirilen bu kuşak aslında teknolojiyle içli dışlı olmasıyla biliniyor. Z kuşağı belirli bir yıl aralığında doğan kişileri tanımlıyor. 'Bizim zamanımızda böyle miydi?' diye hayıflananların eleştirdiği Z kuşağına ümit bağlayanların sayısı da bir hayli fazla.
Z kuşağı, 1996/1997 yılında doğan gençleri tanımlamak için kullanılan bir tabir.. Siyasi partiler bu kuşağın oylarının peşinde, şirketler yeni çalışanları olarak bu kuşakla nasıl iletişim kurmaları gerektiğini araştırıyor, reklam verenler ise istihdam piyasasının en genç mensupları olarak tüketim alışkanlıklarını şekillendirmek derdindeler.
Türkiye'de normal şartlarda herhangi bir erken seçim olmasa 2023 yılında düzenlenecek olan seçimlerde bu kuşağa mensup 7 milyon genç oy kullanacak ve bu yüzden siyasi partiler stratejilerini özellikle bu kuşak etrafında konumlandırmaya başladılar bile..
Bu duruma paralel olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Haziran'da Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tarihinin önce ertelenmesi sonra da öne alınmasını eleştiren genç kuşakla video konferans aracılığıyla bir araya gelmişti.
Ancak gençlerin olumsuz eleştirileri ve 'size oy/moy yok' ifadeleri üzerine YouTube'da yorumlar kapatıldı; bu da bu videonun beğenmeme seçeneğinin yüz binlerce kez tıklanmasına yol açtı. Böylece Z kuşağının dertleri ve hangi konularda rahatsız oldukları sorusu kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılmaya başlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, son olarak Kılıçdaroğlu'na yönelik "SSK'nın başında bu adam bulunmadı mı? SSK'nın başında bulunduğu zaman hastanelerde hastalarımızın ne hale düştüğünü Z kuşağı bilmiyor. Bay Kemal'in döneminde biz hastanelerde rehin alınan vatandaşları gördük. Bunları bizim milletimize anlatmamız gerekiyor. O dönemde maalesef ölülerimiz bile rehin alınıyordu" sözlerinin ardından Z kuşağında yer alan twitter kullanıcılarının
#ZkuşağıBilmez
etiketiyle sayın Cumhurbaşkanına yönelik esprili cevaplarına ve tepkilerine bakıldığında bu kuşağı ikna etmenin ne kadar zor olduğu rahatlıkla anlaşılabiliyor.. Bakalım bu “zeki ve akıllı” kuşağı ilk seçimlerde hangi siyasi partilerimiz yanlarına çekebilecek!.