Yusuf Salih Arıtürk

'Z' KUŞAĞI GENÇLER NE Mİ İSTİYOR?

Yusuf Salih Arıtürk

Türkiye’de adına “Z” kuşağı denilen, “Y” kuşağından sonra ve Alfa kuşağından önce gelen demografik kuşak, 1997/2012 yılları arasında doğan kişilerden oluşuyor ve bu kuşakla bulunduğum her sohbet ortamında dile getirdikleri ve sosyal medya platformlarında yazdıklarına baktığımda tam olarak ne istediklerini bende elimden geldiğince anlamaya çalışıyorum..

Bu kuşağın dile getirdiği ve sosyal medyada yazdıklarına baktığımızda ise tam olarak ne istediklerini daha net bir şekilde anlayabiliyoruz.. “Z” kuşağında bulunan bu gençler; Atatürk’ün “Gençliğe Hitabe”de hitap ettiği “Türk Gençliği” sıfatıyla; Türk lirasının son yıllarda çok büyük değer kaybına uğraması, Merkez Bankası Başkanı’nın sürekli olarak değişmesi, düzenli olarak artmaya devam eden enflasyon yüzdeleri, faiz oranlarının artması, alım gücünün düşmesi gibi sebepler belki de hayatımızın en güzel yıllarının heba olmasına yol açmakla beraber geleceğe kaygı ile bakmamızı kaçınılmaz kılmaktadır.

Geçtiğimiz aylarda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un, “Yoksulluk, özellikle aşırı yoksulluk Türkiye için sorun olmaktan çıktı” ifadesine katılmadığımızı, yoksulluğun ülkemiz için başlıca problemlerden biri olduğunu belirtmek isteriz.. Ekonominin iyi olup/olmadığına insanların cep telefonlarına göre karar veren büyüklerimize de cep telefonunun bu devirde lüks değil, ihtiyaç olduğunu hatırlatmak isteriz.. Akıllı telefonlardaki %50 ÖTV, %18 KDV, %10 TRT ve %1 Kültür Bakanlığı vergisi düşünüldüğünde telefonun “lüks” diye adlandırılmasının nedeni açıkça görülmektedir.. Telefon gibi herhangi bir ürüne sahip olmanın da ihtiyaç olduğunu hatırlatmakta fayda olduğu görüşündeyiz.. Bilhassa salgının hızını arttırdığı son dönemlerde bir araç sahibi olmanın önemi bu denli ortaya çıkmışken, onlarla ilgili vergilere de değinmeden geçemeyiz.. Araç satın almak isteyen bir kişi ÖTV ve KDV vergileri sebebiyle aracın geliş fiyatından çok daha yüksek oranda vergi ödemek durumundadır!. Amerika’da ve Avrupa ülkelerinde insanlar çok düşük ücretlerle sahip olabildiği araçlara ve beraberinde refah seviyelerine de gıpta ile bakılmaktadır!.

Bir diğer önemli konu ise işsizlik problemidir!. TÜİK geçtiğimiz ay işsizlik oranını %12,2 olarak açıkladı.. Yine geçtiğimiz ay Adana Büyükşehir Belediyesi 200 kişilik işçi alımı yapacağını duyurdu.. 200 işçi alımı için tam 52 bin kişi başvuruda bulundu.. Başvuruda bulunanların 45 bininin üniversite mezunu olması acı tabloyu gözler önüne sermektedir…

Bazı abi/ablalarımız; “Gençler iş beğenmiyor” diyor ancak bu durum doğru değil.. Bizim bahsettiğimiz işsizlik problemi üniversite mezunlarının mezun olduktan sonra açıkta kalmasıdır.. Gençler olarak talebimiz istihdam alanlarının ivedilikle oluşturulmasıdır..

Bizler, eğitim sistemimizin kötü bir durumda olduğunu düşünmekteyiz, buna gerekçe olarak da PİSA sonuçlarını gösterebiliriz.. Öğretmeye değil, ezbere dayalı bir sisteme devam edildiğini düşünüyoruz.. Mevcut eğitim sistemi öğrencilerin yeterli düzeyde eğitilebilmeleri için yetersizdir!. Eğitimde fırsat eşitsizliği başta olmak üzere niceliksel olarak artsa da niteliksel olarak zayıflayan üniversitelerin varlığının bu alandaki temel sorunlar olduğu görüşündeyiz!. Demokrasi aşığı gençler olarak, 167 ülkenin yer aldığı demokrasi endeksinde 104. sırada yer almamız bizleri kaygılandırmaktadır.. “En Mutlu Ülkeler” sıralamasında 11 basamak gerileyerek 104. sıraya yerleşmemizden dolayı çok üzgünüz.. Oysa bizler sokaklarda yüzü asık insanlar değil, mutluluk saçan insanlar görmek istiyoruz.. Biz halkımızın mutlu olmasını ve refah içinde yaşamasını istiyoruz…

Emekli olmasına rağmen bizleri okutabilmek için yeniden çalışmak zorunda kalan ailelerimizin başka şartlarda daha mutlu olabileceğine inanıyoruz.. Bizi yakından ilgilendiren sorunlardan bir diğeri ise dünyada en pahalı ve en yavaş interneti kullanan ülkelerden biri olmamızdır.. Ücretten kaynaklanan sorun, ailelerimizi, yavaşlıktan kaynaklanan ping ise biz gençleri mutsuz etmektedir!.

En önemli sorunlardan bir diğeri de kutuplaşmış olan ülkemizdir.. Bu ülkenin vatandaşı olan ve birlikte yaşayan insanların en başta siyasi görüşleri sebebiyle birbirlerine karşı düşmanca tavır göstermelerinden ve buna yol açan her türlü ifade ile davranıştan son derece rahatsızız!. Hepimizin siyasi görüşleri aynı olmamasına rağmen, şüphesiz ki ortak paydamız vatanımıza olan derin sevgimizdir.. Farklı siyasi görüşlerle karşılaşmak biz gençleri rahatsız etmemektedir.. Sizleri de etmediğine inanmak isteriz..

Refah seviyesi yüksek pek çok ülkede, yaşıtlarımız şu sıralarda arkadaşlarıyla görüşüp eğlenebiliyor ve maddi kaygılardan uzak planlar yapabiliyorlarken, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğe kaygıyla bakan gençleri olarak bunları dile getirebiliyorsak, siyasilerinde öz eleştiri yapmasının gerektiğini düşünmekteyiz!

Serzenişte bulunan her genci yurtdışı sevdalısı sanan ve onları böyle düşünmeye sevk eden kimselere şunları söylemek isteriz; Bizlerin hayali yurtdışı değildir.. Bizlerin tek hayali; “Hukukun üstünlüğünün tartışılmadığı, demokratik ortamın ve ekonomik istikrarın sağlanmış olduğu bir ülkedir.. Hakkımız olan en iyi eğitimi alabildiğimiz ve liyakatle işlerimize yerleşebildiğimiz bir Türkiye Cumhuriyeti’dir”diyerek aslında ne istediklerini tam olarak belirtiyorlar..

Yazarın Diğer Yazıları