Suç ve ceza, önce insan yüreğinde sonuçlanmalıdır.. Sıkışan kişilerin ağzından düşürmediği bir söz var; "Adaletin kestiği parmak acımaz" diye.. Hukukun adalet dağıttığı uygulama için çok doğru bir söz.. Hukukun adalet dağıtmadığı uygulama için ise doğru demek mümkün değil..
Devlet kurumlarını yönetenlerle ilgili ciddi iddialar söyleniyor/yapılıyor.. Herkes sessiz ve suskun.. Zamana sığınarak, iddiaların üzeri örtülemez.. İddia ve suçlamaların sonuçsuz kalması, halkta devlete olan güveni sarsıyor.. Siyaset ve siyasetçi, potansiyel suçlu ve rantçı algısıyla “günümüzde zaten pek olmayan değerini” daha da kaybediyor..
Seçilmiş kişileri suçlayanlar, ellerindeki belgeleri kamuoyuna sunarak yargıya başvurmalıdır.. Suçlanan seçilmişler ise iddialar doğru değilse kendisini ve siyaseti korumak adına yargıya başvurmalıdır.. Belgesiz ve yalan iddiada bulunanların gerçek yüzleri ortaya çıkarılmalıdır.. Devlet yönetiminin hukuk zemininde götürülmesini sağlayan yargı mensupları, iddiaların üzerine giderek gerçeklerin adalet üzerinden ortaya çıkmasını sağlamalıdır.. Yüreğinde suç ve ceza ışığı olmayanların, gerçekler karşısında yüzleşeceği tek yer mahkemelerdir.. Yeter ki “adaleti hakkıyla dağıtan hakim” huzurunda olunsun.. İddia ve suç, iddia ve masumiyet.. Doğru ve yalan her konuda ortaya çıksın..