Yusuf Salih Arıtürk

YURTTA SULH, CİHANDA SULH

Yusuf Salih Arıtürk

Dış ilişkilerin arzulandığı şekilde icra edilebilmesinde, küresel barışa gereken önemin verilmesinin çok büyük önemi vardır ve ülkemizin düşman istilasından kurtulma mücadelesinde en büyük paya sahip olan yüce önder Mustafa Kemal’in bu önemi ifade eden “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” söylemi, günümüze ulaşmış olan çok isabetli bir söylemdir.

Dostluklar konusunda da söylenmiş sayısız sözler vardır ve bunlardan biri; çok dost olunan kimselerle düşman olunabileceği veya düşman gözüyle bakılanlarla dost olunabileceğini dile getiren söylemdir. Yıllardır halkımıza “müttefik” diye ifade edilen ABD’nin, ülkemizi ele geçirmeye kalkışan bir haini, halen kendi ülkesinde barındırması, ya da bir zamanlar Rusya ile ilişkilerde yarar olduğunu söyleyen olduğunda“komünist” diye itham edilme riski varken şimdi bu ülkeyle olan ilişkilerin en üst düzeye çıkarılması için seferber edilen gayretler,  ifade ettiğim söylemi doğrulamaktadır.

Son günlerde ABD ve İran arasındaki gerginliği tırmandıran malum olaylardan sonra bir üçüncü dünya savaşından endişe duyuluyorsa da, bu endişelere katılmadığımı, yani endişe edilen bir savaşın yaşanmayacağını belirtmek isterim. Ancak, taraflar arasındaki restleşmenin devamı durumunda Ortadoğu’da bazı ülkelerin daha kan gölüne dönüşmeleri ihtimali yüksektir ve bu bakımdan ateşi söndürmeye yönelik söylemlere ihtiyaç vardır. Bir cenaze töreninde yaklaşık 55 vatandaşın yaşamını yitirmesi bile ders alınması gereken bir durumdur. Biz Türkiye olarak “müttefik” diye ifade edilen ABD ile Suriye sorununa çözüm üretmek için bir garantör devlet olarak işbirliği yaptığımız İran’ı itidale davet ettik. Şüphesiz, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” parolamızın da gereği budur. Rusya, Beşer Esad yönetiminin devrilmesini önleyen bir ülkedir ve Putin ülkesinin çıkarları doğrultusunda bu tutumunu değiştirmemiştir. Nitekim ülkemizi ziyaret etmeden önce Suriye’de Esad ile görüşmüştü.

TürkAkım Projesinin yaşama geçiriliş etkinliğine katılan Putin, ülkelerimiz arasında gelişen ilişkilerden söz ederken; “Aramızı kimse bozamaz..” diye de bir ifade kullandı. Bu değerlendirmeler ışığında, günün birinde Esad ile de dost olunduğuna tanık olursam şaşırmayacağımı vurgulamak isterim.

Yazarın Diğer Yazıları