Tehlikelerin büyük zarar verecek duruma intikal etmeden önce bertaraf edilmeleri gerektiğini dile getiren anlamlı ata sözlerimizden biri;
Yılanın başı k
üçü
kken ezilmelidir.."
sözüdür ve geçen hafta sonu yürekleri dağlayan 9 evladımızın şehit düştüğü haberlerini derin bir üzüntü içinde izlerken, bu atalar sözümüzü anımsadım. Bilindiği gibi, Van'da Emniyet keşif uçağımızın Artos dağına çarpması sonucu 7 evladımız, ilimizin Pervari ilçesi kırsal kesiminde de teröristlerle çıkan çatışmada 2 Özel Harekat Polisimiz şehitlik mertebesine ulaşmış ve acılı törenlerle memleketlerinde vatan topraklarına emanet edilmişlerdi.
İnsanlık dışı terörün yıllardan beri ülkemiz gündeminde yer alması nedeni, gününden beri gereğince önemsenmeyerek kimi zaman; "bir avuç çapulcu" diye küçümsenmesi olmuştur. Oysa, dış odakların insanlık dışı terörde parmakları vardı ve bu desteği kimlerin verdiği hususu da yeterince dikkate alınmadı. Ülkemizin bekası için tehlike arz ettikleri belirtilen terör gruplarına silah desteğini kimlerin verdiği son zamanlarda net şekilde gün ışığına kavuştuğundan, bu desteği veren iki yüzlülere duyulan nefretin toplumumuzda tavan yaptığına da tanık olduğumdan, bu gerçeğin bir an önce dikkate alınması gerektiğini de düşünmeden edemedim. 15 Temmuz 2016'da ülkemizi ele geçirmeye kalkışan bir hainin sinsi ve ahlaksız hedefinin önceden sezilmemesini ise, ülkemiz ve halkımız adına büyük bir talihsizlik olarak görmekteyim.
Ülkemizin bekasına tehdit oluşturduğu belirtilen terör örgütlerine silah desteği verdiği en yetkili ağızlarca belirtilen ABD, alçakça kalkışmanın dördüncü yılını geride bırakmış olmamıza rağmen terörün başı olan FETÖ'yü halen yargılanmak üzere ülkemize göndermediği gibi barındırmaya devam etmektedir ve bu tehlikeli tutumun sağlıklı şekilde sorgulanarak gereğinin yapılmamasına da büyük üzüntü duyuyorum.
Bu düşünceler içinde geçen hafta sonu şehitlik mertebesine ulaşan 9 vatan evladımıza yüce Allah'tan rahmetler, kederli ailelerine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.