COVID-19 salgını nedeniyle bu yıl milyonlarca öğrenci, evlerinde "Uzaktan Eğitim" görmek mecburiyetinde kaldılar ve start verilecek normalleşme sürecinde Haziran ayında okulların açılması ihtimalinden söz edildi ama anlaşılan; Bilim Kurulu okulların açılmaması gerektiği görüşünde olduğunu belirttiğinden, Eylül ayında açılacakları açıklamasında bulunuldu. Şüphesiz, salgının yaygınlaşmamasını önlemeye yönelik okulların kapatılması için alınan karar doğru bir karar olduğu gibi, açılışlarının Eylül ayına ertelenmiş olması da doğru bir karar olmuştur.
Çocuklarımız, maalesef eğitim açısından talihsiz dönemler yaşamaktadırlar. Okullara sabahın köründe giden sabahçı öğrencilerle, gecenin geç saatlerinde okullarından dağılan öğrencileri bu olumsuzluktan kurtarmak için ikili öğretime son verileceği müjdelenmişti ve bu müjde birçok müjde gibi sözde kaldı. Eylül ayına kadar inşallah coronavirüs’ünün neden olduğu olumsuzluklar son bulur da okulların açılmasına gölge düşürecek bir durum söz konusu olmaz derken, şayet sosyal mesafeyi koruma önleminin bir müddet daha devam edeceği ihtimali varsa, Milli Eğitim Müdürlüğünün böyle bir olasılığa karşı şimdiden tedbir alması gerektiğinin altını çizmek isterim.
Eylül ayında da sosyal mesafeyi koruma önleminin devam etmesi ihtimalinin çok yüksek olduğu, bazı açıklamalardan anlaşılıyor ve bu ihtimale göre 20 öğrenci kapasiteli bir sınıfta ders görecek öğrenci sayısının 10'a düşmesi söz konusu olacaktır. İyi de, günümüze dek ikili öğretimin devam ettiği birçok okulumuzda yer sıkıntısı çekildiğine göre çok sayıda yeni dersliklere ihtiyaç olduğu bir gerçek olarak karşımızda durmuyor mu?, Milli Eğitim Bakanlığı, milyonlarca öğrencinin okullardaki sosyal mesafesini koruyabilmesi, ancak dersliklerin büyük ölçüde çoğaltılmasıyla mümkündür ve içinde bulunduğumuz ekonomik koşulların bu beklentiye hangi oranda imkan tanıyacağı bilinmiyorsa da, arzulanan miktarda yeni dersliklere vücut buldurmanın mümkün olmadığı gerçeği bilinmektedir. Bunun içindir ki, birçok alandaki harcamalardan kısıtlamalar yapmak suretiyle yeni dersliklerin inşası mutlaka düşünülmeli ve bu düşüncenin yaşama geçirilmesi için hiç vakit kaybedilmemelidir. Vakit kaybedildiği taktirde önümüzdeki ders yılı da öğrencilerimizi mağdur edecektir.