Türkiye’mizde konser ve festivallere getirilen yasaklar, son konser iptalleri, Kürtçeye ve etnik kültürlerin kendilerini ifadelerine müdahale ile sınırlı değil değerlendirmesinde bulunan birçok hemşerimiz, dayatılan hayat tarzı dışında yaşayan, düşünen, söyleyen herkes ötekileştiriliyor gibi bir durumun söz konusu olduğuna vurgu yapıyorlar.
Türkiye'de ardı ardına iptal edilen konser ve engellenen festival haberleriyle karşı karşıya kalınırken, aylar öncesinden planlanan festival ve konserler belediyelerin ve valiliklerin ani kararlarıyla iptal ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kendi düzenlediği kültür yolu festivallerinde dahi, afişleri yayınlanmış konserler iptal edildi.
Haftalar önce planlanmış etkinliklerin neden bir anda sakıncalı hale geldiği de ayrıca merak ediliyor.
Giyimi, dili, düşüncesi tek tip olmayan, hatta geçim sıkıntısına dair hassasiyetini belli eden herkesin dışlandığına dikkatler çekilirken, ülkemizde yaratılan korkunç ekonomik çıkmaza sıkışan ve sesini duyuramayan insanların konserlerde, festivallerde bir araya gelerek yeter diye haykıracakları düşüncesiyle yasaklara sarılmalar yaşandığı de ayrı bir düşünce konusu.
Sanatçıların sahneden muhalif bir görüşü dile getirmesi ve gündem yaratması ihtimalinin tahammül edilemez bir mesele olduğuna vurgu yapan birçok vatandaş, sanat karşısında çaresizlik hiç bu kadar görünür olmamıştı diyerek yaşanan duruma tepki gösteriyorlar.
Bilinen bir gerçek var ki, yasaklar çoğaldıkça insanlar alanları daha çok doldururlar, sanat ve özgürlükler için daha çok haykırırlar.. Sanatın, sanatçının ve kendini ifade etmek için ona ihtiyaç duyan milyonlarca insanın hakları bu şekilde çiğnenmemelidir.