Milas ve Köyceğiz yangınları dışında ülkemizdeki tüm orman yangınları kontrol altına alınırken, bu yangınlar tam bir milli felaket durumunu aldı.. Onlarca yılda büyüyecek ağaçların çıra gibi yandığına milletçe şahit olduk.. Can ve mal kayıpları yaşandı.. Kaplumbağalar, sincaplar ve tüm orman canlılarının çoğu birlikte yok oldular.
Orman yangınlarında sabotaj ihtimali üzerinde de duruldu ve nitekim ateşin çocukları isimli bir terör örgütü biz yaktık diyerek olayı üstlendi.. Bu hainlerin ateşin çocukları mı, yoksa şeytanın çocukları mı ya da neyin çocukları oldukları da herkesin malumu!.
Zamanında açılım sürecinde iktidarın vermiş olduğu tavizler, bazı cephelerde amacımıza ulaşmaya az kaldı duygusunu geliştirmişti.. Ancak, 7 Haziran 2015 seçimlerinde aziz milletimiz engin sağduyusuyla AKP'yi tek başına iktidar yapmayarak verilen tavizleri onaylamadığını gösterince, iktidar karar değiştirerek ve İçişleri Bakanlığı koltuğunu 31 Ağustos 2016 tarihinde Efkan Âlâ'nın istifa etmesinin ardından sayın Süleyman Soylu’ya teslim ederek var gücüyle PKK'nın üstüne gitmeye başlayınca PKK çok büyük bir güç kaybına uğradı.. Bugün, Bush'un küstahça, (get out) defolun diyerek ordumuzun Irak'ın kuzeyinden çekilmesi talimatını vermesinden yıllar sonra, Irak'ın kuzeyinde dilediğimiz zaman askeri harekat yapıyoruz ve artık bu konuda bizi engelleyemiyorlar.. Şiddetle eleştirilen açılım sürecinden sonra, bugün iktidarın bu dış destekli ayrılıkçı hadiseye bakışının çok daha milli olduğu söylenebilir.. PKK'nın etkinliği kırılıp devlet her yerde hakim olmaya başlayınca bölge halkı hayat standardının nasıl yükseldiğini gördü.. Artık yığınla kandırılmış genç örgüte katılmıyor ve hatta çocukları dağa kaçırılan Diyarbakır annelerinin fedakar direnişleri sayesinde dağdan geri dönüşler de başladı.. PKK gittikçe güç kaybediyor ve bu durum pek tabii ABD ve Avrupalı (dostlarımız) başta olmak üzere, Kandil uşaklarını doğal olarak telaşlandırıyor.. PKK'nın bitmediğini göstermek için az maliyetli büyük eylemlere başvurabilirler ki orman yangınlarına daha önce de başvurduklarını hepimiz biliyoruz.. Hiçbir vicdani değere sahip olmayan bu teröristler, ormanları da insanları da yakarlar.. Zaten, Kandil'den terör örgütü mensuplarına silahınız kibrit ve çakmak denilerek orman yangınları çıkarılması mesajı da açıkça verilmişti.
Ne yazık ki milli tarih şuuruna sahip olmayan ve emperyalizmi yeterince tanımayan bazı aydınlarımız da bölücü PKK hareketine sempati ile bakmaktadırlar.. Hendek savaşları sırasında vatanın birliği ve milletin bütünlüğü pek de umurlarında olmayan bazı akademisyenlerin yayımladıkları bildiriler de herkesin malumu.. Dünyada böyle bir bildirinin müsamaha ile karşılanacağı bizden başka bir ülke olduğunu düşünmüyorum.
Yıllar önce Halk TV'de program yapan bir bayanın ne olur Kürtlerin de bir devleti olsun canım dediği de unutmuş değil.
Güzelim Türkiye’mizde milli tarih şuuru bulunmayan bazı aydınlar maalesef bu boyutlarda bir gaflet içerisindedirler.. Sanki bu devlet Kürtlerin de devleti değilmiş ve Kürt kardeşlerimiz Türkiye'nin zencileriymiş gibi davranmaktadırlar!..
Benim de çok sevdiğim merhum Aziz Nesin, 1980'li yıllarda Türk halkının yüzde 60'ı aptaldır diye bir söz söylemişti.. Nesin, bu sözün akabinde bir konferans için gittiği Sinop ilinde konferans bitiminde izleyicilerden birinin Sayın Nesin, siz Türk halkının yüzde 60'ı aptaldır demiştiniz.. Peki, Türk aydınlarının ne kadarı aptaldır diye bir soru yöneltmiş, merhum Nesin ise bu soruya Türk aydınları aptal değil, haindir cevabını vermişti.
Umuyoruz, devletimiz bu yangınların sorumlularını en kısa zamanda yakalar ve failler yasalarımızın öngördüğü en ağır cezalara çarptırılırlar.