Bir ülkenin ekonomik kalkınmasında; daha çok üretileni ihraç etme faktörü önem taşır ve son yıllarda ülkemizin ihracatında küçümsenmeyecek artış gerçekleşmiş olmasına karşın, ithalatımız söz konusu ihracatın çok üstündedir. Yani; ihracatımız artarken, ithalatımızı aşağılara çekme başarısı elde edilememiştir.
İthal ettiğimiz ihtiyaç kalemleri arasında petrol ürünleri başı çekmektedir ve en yüksek ödemenin bu kaleme yapıldığı, zaman-zaman yetkililer tarafından dile getirilmektedir. Petrol arama sondajlarından olumlu sonuç alınmadıkça petrol ürünlerinin çok büyük bölümünü yine ithal etmek mecburiyetinde kalacağız derken, petrol ürünlerin kullanımındaki gönül dağlayıcı savurganlığı bertaraf edecek önlemler olduğunu da vurgulayarak ilgililerin ve araç sahibi tüm vatandaşlarımızın dikkatlerini çekmek isterim.
İthalat oranının ihracatımız oranının çok üstünde seyretmesi nedenlerinden biri de sahip olduğumuz güçlü sektörlerin güçsüz sektörler konumuna düşürülmüş olmalarıdır. Tarım ve Hayvancılık sektörlerimizin getirildiği noktalar, önemli konuda üzücü olduğu kadar düşündürücüdür. İthal etmekte olduğumuz tarımsal ürünlerin sayısındaki artış, uzun zamandır bu konuda dile getirilen görüşlerin dikkate alınmadığının göstergesidir.
Türkiye’mizin en önemli sorunu ekonomidir ve gün ışığına kavuşmuş olan soruna yönelik acil önlemler alınacağı belirtilmektedir. Ekonomik alanda ne tür uygulamaların yaşama geçirileceği noktasında herhangi bir açıklama yapılmış değil ama vatandaşlar, sıkıntılarını büyütecek yeni zamlardan mutlaka kaçınılması gerektiği görüşünü seslendirmektedirler.
Satın alma gücünün azaldığı ilgililerin de malumudur. İşsizliğin yanı sıra, ücret dengesizliği milyonlarca insanımızı mağdur duruma düşürmektedir ve söz konusu dengesizliği gerçekçi şekilde giderecek önlemlerin alınmıyor olması, mağdurların tepkisini büyütmektedir. Ekonomimizin güçlenmesi için daha çok üretmemiz ve ihtiyaçlarımızı mümkün mertebe kendi bünyemizde karşılamamız noktasında azami duyarlılık gösterilmelidir derken, tarım ve hayvancılık sektörlerinde arzulanan sonuçlara yönelik adımların hayata geçirilmemesi halinde bu beklentinin gerçekleşmesinin mümkün olmayacağının da altını çizmek isterim. Bu arada, her olumsuzluğun bedelini ödemeye mahkum edilen halkımızın zam endişelerine de önemle dikkat çekiyorum.