Seçim meydanlarında vadedilenler yerine getirilmediğinden vatandaşlarımız, önemli beklentilerini kucaklama şansını bulmuyor ve siyasilerin bu tutumundan yakınıyorlarsa da halen kendilerini bu olumsuzluk nedeniyle sağlıklı şekilde sorgulamadıklarından, hür iradelerine talip olanlar, vaat politikasını sürdürmede bir sakınca görmüyorlar.
Seçmen yurttaşlarımız, Siyasi Partiler ve Seçim Yasaları’nın hür iradeyi en iyi şekilde tecelli ettirecek mevzuatları ihtiva etmediği görüşünde haklı olsalar da sonuçta vekâletlerine talip olanları kendileri belirlemiş oluyorlar. Sayelerinde yüce makamlara ulaşarak ülke yönetiminde söz sahibi olanların yeniden vekâletlerine talip olduklarında daha önce kendilerine okunan refah ve huzur türkülerini göz önünde bulundursalar, çok güçlü mesajlar verebilirler.
Siyasi literatürde söylenmiş sayısız sözler vardır ve bunların çoğu, vatandaşların nabızlarına uygun vaatler teşkil etmektedir. Merhum Süleyman Demirel’in “Dün dündür, bugün bugündür” sözü, unutulmayan sözlerden biridir. Sorun ve beklentilerin çözümünde iktidar kadar muhalefet de sorumludur. Güçlü bir muhalefet, vatandaşların aleyhine tecelli etme olasılığı bulunan tasarrufları önleyebilir. Demokrasinin vazgeçilmezleri diye ifade edilen siyasi partilerimizin sözcülerince daha önce söylenenlerle bir müddet sonra neler dediklerini dikkate almak da, verilecek etkili mesajlar açısından önem taşımaktadır. Önemli olan, halkın oylarıyla yüce makamlara ulaşan zevatın millet ve memleket menfaatlerini her şeyin üstünde tutmalarıdır. Birçok vatandaş gibi muhalefetin görevini yerine getirmede yetersiz kaldığı kanaatinde olduğumu belirtirken, kişi başına ifade edilen milli gelirin artacağından söz edenlerin artış yerine düşüş meydana gelmesi konusunda ne dediklerini de merak ettiğimi vurgulamak isterim.
Ülkemizin önemli sorun ve halkımızın çözüm bekleyen sayısız beklentileri varken, siyasilerin sadece birbirlerini karalamayı tercih etmeleri çok üzücüdür. Medyamızın gündem değişikliğine neden olan durumlara halkımız beklentilerinin çok üstünde yer vermelerine duydukları tepkinin büyüdüğüne de bu düşünceler içinde dikkat çekiyorum.