Daha çok üretmenin öneminden dem vurulurken, üretilenin pazarlanması hususuna gereken önem verilmiyor sanırım. Her sektörde gerçekleştirilecek üretimin önceden programlanması gerekir ki, hem üreticisine kazandırsın, hem tüketiciye makul bir fiyatla ulaştırılsın. Şüphesiz, gerçekleştirilen üretim iç ihtiyacın çok üstünde ise dışarıya ihraç edebilmenin zeminini de önceden hazırlamak gerekir. Üretilenin kaliteli olmaması, dış pazarlarla rekabet edebilecek şartları ihtiva etmemesi durumunda ihraç etme şansı olamaz.
Bir zamanlar patates fiyatı artınca çoğu çiftçi, yeni ekim yılında hep patates’e ağırlık verince ülkede patates bolluğu yaşandı ve başka ülkelere ihraç etmek için zemin hazırlanmadığından fiyatındaki düşüş üreticiyi zora sokmuştu. Elde kalan patates’in denize dökülmemesi için pastanelere çağrıda bulunularak “Patates Böreği” yapılması istendiğini unutmuş değilim. Bu yıl salçalık domates’in tarladaki kilo fiyatının 35-40 kuruşa düşmesi, üretileni pazarlama noktasında bir planlama yapılmamış olmasının sonucundan başka bir şey değildir.
Aslında ekonomik savaşlar, hiç bir zaman dünyamızın gündeminden çıkmamıştır. ABD ve Çin arasında yaygınlaşan ekonomik savaş başka ülkeler arasında da mevcuttur. Günümüzde Doğalgaz ihraç eden ülkelerin başını Rusya çekiyor ve ülkemiz gibi Fransa, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri, doğalgaz ihtiyaçlarını bu ülkeden karşılamaktadırlar. Şimdi de ABD, ürettiği doğalgazı Doğu Avrupa ülkelerine pazarlamayı hedefliyor ve gayesi Rusya’ya alternatif olmak, başka bir ifade ile rekabet etmektir. S-400 füzelerini Rusya’dan satın aldığımız için bir kısım ödemesini yaptığımız F-35 uçaklarını ülkemize teslim etmekten vazgeçen ve tepki gösteren ABD’nin asıl amacı; her türlü ihtiyacımızı kendisi dışında başkalarından temin etmemizi istemeyişidir. Kimler üretilenin fazlasını daha çok ihraç edebilirse ekonomik açıdan daha güçlü konumda olur. Onun içindir ki, keşke ne Rusya’nın S-400’lerine, ne de ABD’nin F-35’lerine muhtaç olmasaydık derken, hangi sektörde olursa olsun ürettiğimizin fazlasını pazarlama hususunda da ekonomik kuralları önemsememizin kaçınılmazlık arz ettiğini vurgulamak isterim. Aksi halde, daha çok üretmenin bir faydası olmaz!