18 Aralık günü, Birleşmiş Milletler tarafından 2000 yılında resmi olarak “Uluslararası Göçmenler Günü” olarak kabul edilmiş olup, Dünya çapında göçmenlerin yaşamları, sıkıntı ve sorunları hakkında farkındalık oluşturmayı hedeflemiştir.
Uluslararası Göç Örgütü verilerine göre, dünya genelindeki göçmen nüfusun 281 milyona yaklaştığı tahmin edilirken, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre ise göçmen nüfusun 82,4 milyonu zulüm, çatışma, şiddet ve insan hakları ihlalleri nedeniyle zorla yerinden edilmiş. Pandemi şartlarının yarattığı kapanma durumu nedeniyle uluslararası koruma arayan çok sayıda insanın da ülkelerinde mahsur kaldığı hepimizin malumu.. Ülkemiz, çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyonun üzerinde sığınmacıya ev sahipliği yapıyor ve aynı şekilde Türkiye’de son yıllarda yaşanan gelişmeler ışığında hukuk, demokrasi ve adaletin olağanca hızıyla gerilemesi ile buna bağlı olarak ekonomik buhranın ortaya çıkması pek çok vatandaşımızı göç etmeye zorluyor.
Dünya nüfusunun %3,6'sını göçmenler oluşturuyor.. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre, Türkiye’miz dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumundadır.. Her ne kadar yerleşik toplumda, göçün özellikle ekonomik sorunların sebebi olduğuna yönelik inanç güçlü olsa da yapılan araştırmalar doğru yönetilen göçün pek çok alanda kazanıma dönebildiğini göstermiştir.. Bu nedenle öncelikle Türkiye’mizin bir göç politikasının olması ve mevcut şartların da doğru yönetilmesi halinde, göç kaynaklı toplumsal sorunların hafifleyeceği ve dahası göçmenlerin bir sorun olarak görülmekten çıkması da mümkündür.
Bu minvalde Türkiye’mizin rasyonel bir göç politikası oluşturabilmesi için öncelikle Türkiye’de yaşayan geçici koruma altındaki göçmenlerin statülerinin uluslararası hukuka uygun şekilde netleştirilmesi, bazı şehirlerde mülteci nüfusun fazlaca arttığı göz önüne alınarak bu noktada yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve merkezi idareden gereken kaynağın şehirlerin mülteci sayısının artan oranlarına paralel olarak bütçeden aktarılması sağlanmalıdır.. Türkiye’nin gerçekçi ve tutarlı bir dış politikasının olması da ülkenin göç politikası için öncelikli faktörlerden biridir.. Aynı şekilde göçmenlerin barınma, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarının sorunsuzca ve belli bir program dahilinde giderilmesi, sosyal uyum için büyük önem arz etmektedir.
Dünyanın pek çok yerinde büyük acılar çekerek zorla yerinden edilen insanların sorunlarına ilişkin farkındalığın artmasını dilerken, ülkemizdeki ve dünyadaki tüm göçmenlerin daha iyi şartlarda yaşamlarını sürdürebilmeleri temennisiyle Uluslararası Göçmenler Gününü kutluyorum.