Halkımızın en önemli önceliği refah ile huzuru kucaklamak ise de bu beklentiden uzak kaldığı acı da olsa bir gerçektir ve ilgililer bu gerçeği herkesten daha iyi bildikleri halde sıkıntıların eşit koşullarda göğüslenmesini sağlayacak ciddi önlemleri almak için maalesef ciddi ve samimi bir gayret göstermiyorlar.
Hüküm sürdüğü tüm ülkelerde olduğu gibi coronavirüs salgını ülkemizde de ekonomik sıkıntıya yol açtı, ancak; salgın öncesi de ekonomik alanda sıkıntı yaşandığından halkımız, başka ülkelerin halkından daha çok sıkıntı yaşamak durumunda kaldı. Ölümcül virüse karşı alınan önlemler doğrultusunda işyerlerini kapatmak durumunda kalanlara, bazı ülkelerde olduğu gibi maddi destek verilememesi nedeni de buydu.
Pandemi sürecinin atlatılmasından sonra ülkelerin hedefleri; hasar gören ekonomilerini düze çıkarmak olacak ve bu önemli konuda herkesin elini taşın altına koyması istenecektir. Sıkıntıların aşılması için elbette ki herkesin vatandaşlık görevini yerine getirmeye gayret etmesi, en isabetli etkendir. Bunu söylerken, ülkemizde sıkıntıların eşit koşullarda göğüslenmesini sağlayacak önlemler alınmayışının bu beklentiye gölge düşürdüğünü de belirtmek isterim. Halkımızın karşı karşıya bulunduğu olumsuzluklar biliniyor ve bu olumsuzluklardan biri ücretler arasındaki dengesizliktir. Milli gelir dağılımındaki adaletsizliğin en önemli halkalarından biri söz konusu ücret dengesizliğidir ve halen de insanca yaşam koşullarının sadece kendilerine ait olduğu zihniyetinden vazgeçmeyenler bu tutumlarıyla milyonlarca vatandaşımızın tepkisini nefrete dönüştürmektedir.
“İnsanca yaşam koşullarına sahip olmak, ülkemizde yaşayan tüm bireylerin en doğal hakkıdır. Her türlü olumsuzluğun faturasını bizler öderken kendileri için yaşam koşullarının en mükemmelini sayemizde sağlayanlar bu olumsuzluğu önemsememe gafletini halen sürdürüyorlar.. Her karış toprağı aziz şehitlerimizin kanları ile sulanmış olan bu kutsal topraklar hiç kimsenin baba çiftliği değildir ve sıkıntıların eşit koşullarda göğüslenmesini sağlayacak gerçekçi önlemler sağlanmalı ki herkes gerektiğinde seve/seve fedakârlıkta bulunsun...” diyen vatandaşlarımızın haksız oldukları söylenemez.
Birilerinin bu konudaki feryatlarına kulak verilirken, hiç gelirleri olmayanlarla gelirleri çok düşük düzeyde kalanların feryatlarına kulak tıkamak, sosyal adalete büyük ölçüde gölge düşüren bir haksızlıktır diyerek konuya artık sahip çıkılması gerektiğine dikkat çekiyorum.