Osmanlı tarımı, genel ihtiyaç için yapılırdı.. Ticari bir amacı yoktu.. Cumhuriyet öncesi günlük ihtiyaçları karşılayan tarım yoktu.. Tımar sistemi sonuçları tarımdaki üretimi sınırlıyordu.. Selçuklu'daki tekstil üretimi, Osmanlı devletinde de devam etmiş, ancak Avrupa’da kapitalizmle birlikte sanayinin de gelişmesi sonucu, rekabet etme gücünü kaybeden Osmanlı da tekstil oldukça gerilemiştir.. Osmanlı devletinin son dönemlerinde pancar üretimi başladı.. İlk şeker fabrikası Cumhuriyet döneminde kuruldu.. 1923 yılında kurulum başladı ve 1926 yılında üretime geçti..
Tarım, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra gelişti..
Devlet tarımı destekledi..
Yer altı ve yer üstü su kaynaklarını tarımın kullanımına açtı..
Ziraat Bankasıyla sermaye desteği sağlandı..
Cumhuriyet döneminde tarıma verilen devlet desteği ile ülkede tarımın tüm ihtiyaçları karşılandı.. 1984 yılında Türkiye kendi ihtiyaçlarını tarımda karşılayan dünyadaki ilk dört ülkeden biri oldu.. Tarım genişlediği ölçüde, sanayinin de genişlemesine katkı sağladı.. Tekstil sanayi, gıda sanayi, hayvancılık ve hayvancılığa bağlı sanayi, dünya da rekabet edecek konuma geldi.. Tarımın ve sanayinin bu yükselişi, diğer sanayi dallarını da güçlendirdi.. Pazar alanı daralan sömürgeci ülkeler gelişmeyi engellemek istedi.. Emperyalist/kapitalist zincirinde tarımsal üretim halkası olması istenen Türkiye, kısa zamandaki üretim artışıyla sistemdeki dengeleri sarstı..
24 Ocak ekonomi paketiyle Türkiye üretimini dizginlemek istediler ve başarılı da oldular.. 12 Eylül askeri darbesiyle uygulamaya kondu ve özelleştirme düğmesine bastılar.. Amaç, Türk tarımını bitirmek ve sanayi mamullerinde dışa bağımlılığı artırmaktı!..
Özeleştirmelerin başlamasıyla köyden kente göç büyüdü ve özeleştirmenin başlattığı işsizlikle iç/içe girdi.. Şehirlerde çalışmayan, lümpen yoğun nüfus oluştu.. Geçici çalışmalarla ihtiyaçlarını karşılayan bu nüfusun devlete ve ülkeyi yöneten kurumlara da güvensizliği arttı..
Ülkemizde öylesine tarım ürünleri var ki hem tarımda hem de sanayi de ciddi istihdam yaratır ve bunlardan biri de pancar üretimidir..
Ülkemizin çok geniş alanında yapılan pancar üretimi yukarıda belirttiğimiz fabrikalarla Türkiye ekonomisine de ciddi katkı sağlıyordu.. 24 Ocak ekonomi paketinin getirdiği özelleştirme, hükümetler eliyle pancar üretimini engelledi ve üretimine kota koydu.. Kademeli fiyat politikasıyla köylünün pancar üretiminden vazgeçmesini sağladı..
Her atılan adımın getireceği yük ortada.. Ama hükümetler üretimin ana rahmini kökten yok etmek istedi.. Dün tarım ülkesi ol diyenler, bugün tarımı bitir, tarıma bağlı sanayiye de son ver ve bizimle rekabet etme diyor.. Dayatma sonunda, ithal ikame sistemi getirildi..
Sonuç, üretimin her kademesi, sömürgeci güçlerin uzantısı oldu.. Ekonomik bağımsızlığı olmayanın, siyasi bağımsızlığı da olmaz!..
Şimdi bizleri kedinin oynadığı fareye dönüştürdüler ve canlarının istediği şekilde de kullanıyorlar..
Bizim yapacağımız tek şey yerli mala sahip çıkmaktır..
Çünkü ortada plânlı bir tarım politikası yok..
Her alanda dolaşan mandacılar var..
Önce tarım ve önce ekonomide devletin bağımsızlığı!..