Yusuf Salih Arıtürk

STOKÇULARIN HALLERİ

Yusuf Salih Arıtürk

Türkiye’mizde gıda fiyatlarının tavan yapmasının döviz artışlarından daha çok stokçuluktan kaynaklandığını belirten birçok hemşerimiz, döviz fiyatlarının düşmesiyle beraber bu stokçuların da tespit edilmesi ve mal alım faturalarının incelenmesi gerektiğini belirterek, gerekli cezai müeyyidelerin uygulanmasını istediklerini ifade etmektedirler.

Hemşerilerimizin belirtmiş oldukları denetimlerin bir an önce yapılmasını temenni ederek ve stokçuların hallerini belirten bir anekdotu aktararak biz de noktamızı koyalım.

İki tüccar Yahudi arkadaş, piyasayı araştırırlar ve o sene haki renkte kumaşın moda olacağını öğrenerek bütün varlıklarını paraya çevirip piyasadaki bütün haki kumaşları satın alırlar.. Depoları bu renkteki kumaşlarla dolar, ancak; kimsenin haki renkteki kumaşlara talip olmadığını görürler.

İki kafadar Yahudi iflasın eşiğine gelirler, Moiz ve Aron dertli dertli otururlarken,  bıçağın kemiğe dayandığı bir gün kapı çalınır ve içeriye bir albay girer.. Sizde haki renkli kumaş var mı diye sorar.. İki kafadar kulaklarına inanamaz ve evet albayım var hemen gösterelim derler.

Albay dikkatle kumaşları inceler ve beğendim diyerek, bu sene askerlere 200 bin, subaylara da 50 bin adet haki renkte elbise yaptıracağız ama sadece benim beğenmem yetmez.. Generalimin de olur demesi gerek.. Bana bir parça numune verin, yarın saat 12'ye kadar telgraf çekersem bilin ki alımı iptal ettim demektir.. Eğer telgraf gelmezse kumaşları keserek derhal imalata başlayabilirsiniz diyerek numuneyi alır ve oradan ayrılır.

O gece bitmek bilmez, iki kafadar kimi zaman ümitlenirler, kimi zaman ise ya iptal olursa diye iç geçirirler.. Ertesi gün saat: 11.00, 11.15, 11.30, 11.45 derken, gözleri yollarda korku ile postacıyı beklerler.. Postacı gelmesin diye dua ederlerken, saat tam 12’ye 5 kala postacı yolun başında belirir.. Belki bize gelmiyordur diye ümit ederler ama postacı gelir ve kapılarını çalar.

Moiz büyük bir kederle koltuğa yığılır, Aron’da çaresiz bir şekilde kapıyı açar ve postacının elinden telgrafı alır.. Titreyen elleri ile kâğıdı açar ve büyük bir sevinç içerisinde;  "Müjde Moiz müjde, baban ölmüş der.

Yazarın Diğer Yazıları