Sosyal medyanın kendisi bir sorun haline geldi.. İyi bir iletişim ve buluşma mecrası olması gereken ortam, tam bir iftira ve tezvirat alanı haline gelmiş durumda.. İnsanların iletişimi arttıkça, alanın kirliliği de artıyor.. Sosyal medya, aslında güzel bir alandır.. Mecmua gibi, kitabi olması gereken alan, tam bir sahte cennete dönüşmüş durumda.. Sosyal medyanın mezbelelik haline bakacak olursak, sosyal medya, adı üstünde sosyalleşmeyi sağlaması gereken bir zemindir.. Belki de bu niyetle kuruldu.. Yeni tanışmalar, yeni yüzler, yeni konuşmalar olması gereken alan, tam bir eskimiş hile yerleri oldu.. e-postalar, facebook, instagram, tweetter bu alanın şubelerinden bazılarıdır.. Bunlar insana hizmet ederken, bazıları bu alanı çöpe çevirebiliyor.. Müstear isimler, yalan dolan konuşmalar, arsız yorumlar, küfür nakaratları alemin kralı olmuş durumda.. Yani sosyal medya, yalan rüzgarı olmuş.. Sahte bir alem, nasıl sosyalleşmeye hizmet edebilir.. İyi şeyler olmuyor mu, evet oluyor.. Ama azınlıkta kalıyoruz.. Çakalların kol gezdiği sosyal medya, sahtelikleriyle insanı zora sokmaktadır.. Realiti şovlardaki meselelerin kaynağı, bu kaypak sosyal medya zeminleridir.. Tik tok vb. bir açık istihbarat alanı olan sosyal medya alanları, mahremiyet ve gizlilik de taşımıyor.. Alanın doğasında olması gereken bu özellik, bilinçli olarak yadsınıyor.. Her şey yalan ve aleniyet kesbediyor.. Ruhen gizliliğe hazır olmayan cahil tayfa da mecrada boğulup gidiyor.. Mesele budur.. Özelinizi, mahreminizi, haramı, kendinizin olanı bu alanda resmetmeyeceksiniz.. Sınırlı ve sorumlu davranacaksınız.. İnsan fıtratı gizliliği sever.. Ketum davranmakta, ağır olmakta, özel olmakta yarar var.. Sosyal medya çamurundan ancak böyle korunabiliriz.. Mazmunlar dünyanız olacak, mecaz göndermeler yapacaksınız.. Teşbihler, eleştiriniz, değerlendirmeleriniz insani ve ahlaki olacaktır.. Mahremiyetsiz, kuralsız bir sosyal medya mecrası, sövme ve küfretme alanı olabilir.. Sosyal medyanın doğasında yeterli bir teşhir vardır, bunu daha çok azdırmaya da gerek yok.
Sosyal medyadaki diğer mesele de sanal ahlaksızlıktır.. Devlet bu alanı boş bırakmamalıdır.. Evlinin bekar, bekarın evli, yaşlının genç, gencin yaşlı, çocuğun büyük diye gösterildiği bir medya alanını konuşuyoruz.. Kendi fotoğrafı diye, ünlü bir yıldızı koyan zatın yaşamı zaten kaymıştır.. Kendini sevmeyen bir adamın sosyalleşmesi nasıl olacak ki?.. Bozulan aile yaşamı, alkol, uyuşturucu, sanal yalan da eklenince tam bir kurşuna dönüyor.. Realiti şovlara malzeme olan yaşamların öyküsü budur.. Yaşananlar, yaşanacak faciaların habercisidir.. Sağlıksız sosyal medya ortamı, bencilliği ya da banallığı da artırdı.. Benim yaşamım, benim özgürlüğüm, yalnız yaşarım, terk-i diyar ederim saçmalıkları buradan kaynaklıdır.. Her toplum değeriyle kaimdir.. Sosyal medyayı nasıl kullanacağız? birincisi, kendi dünyamıza uygun bir dille kısıtlı ve olabildiğince dikkatli kullanacağız.. İkincisi ve en önemlisi; mahreme ve özele dikkat edeceğiz.. İhtiyaç olduğunda profesyonel bir şekilde kullanacağız.. Sosyal alem, alemin sosyalleştiği bir alan değildir.. Âdem alem, alem ademdir prensibinden hareket edeceğiz.. Kimseye mecburiyetimiz yoktur.. Mecbur kalan, maruz kalır, maruz kalan da kendi olamaz.. Youtuber olursun ama adam olamazsın, mesele budur.. Sosyal medya sizi tüketmesin.. Oraya attığımız ürünleri, bir ansiklopedik alan gibi düşünelim.. Oraya bıraktıklarımızdan, yeni yazılar, özel fikirler inşa edilsin.. Sosyal medya, boş gezenin boş kalfası yeri olmamalıdır.. Bugün yaşanan budur.. Yaşam, sade klavyeden ibaret değildir.