Yusuf Salih Arıtürk

SORMAK LAZIM!..

Yusuf Salih Arıtürk

İktidar milletvekilleri arasında şahsen tanıdığım ve görüştüğüm çok sayıda milletvekili var ama son günlerde bunlardan biriyle karşılaşmayı çok istiyorum. Soracağım bazı şeyler var ve verebileceği yanıtları çok merak ediyorum.

Bunlardan birine taşıdığı dünya görüşü ile ilgili hiçbir şey sormadan, fikir özgürlüğümü kullanarak siyasi ahlakla ilgili sorular yöneltmek isterdim. Herkesin, siyasi ahlakını sorgulamaya vatandaş olarak yerden göğe kadar hakkı var. İktidar milletvekiline soracaklarımı sıralayacak olursam; Ayakkabı kutularında milyonların saklandığını öğrendiğiniz zaman buna karşı tutumunuz ne oldu? Sıfırla oğlum sıfırla sözünü duyduğunuzda neler hissettiniz? Bu yolsuzluk ve hırsızlıkları yapanların iktidarın ileri gelenlerinden olduğu için cezalandırılmadıkları gibi, bir kısmının ödüllendirilesi, sizde bir utanç duygusu yaratmadı mı? Çeşitli memuriyetler için yapılan mülakatlarda AKP’li olmayanlara düşük puan vererek elenmesini vicdanınıza sığdırabiliyor musunuz? Büyük devlet ihalelerinin hep aynı şirketlere verilmekte oluşunda sizce bir gariplik var mı? Bazı yöneticilerin birden fazla yerden yüklü maaş almaları sizi rahatsız etmiyor mu? Hükümetinizin AKP’li olmayan belediyeleri çalıştırmamak için topladıkları yardımlara el koyması, ellerindeki bazı varlıkları iktidar yanlısı vakıflara aktarması karşısında vicdanen bir rahatsızlık duyuyor musunuz? İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlık seçimlerinin iptalini nasıl karşılamıştınız? İktidarınıza yöneltilen eleştiriler karşısında seçimle iktidara geldik diyerek sandığın kutsallığına vurgu yapıyor, seçimle gelen seçimle gider diyorsunuz. Buna karşın seçimle gelen belediyelere kayyım tayin etmek size tuhaf geliyor mu? Üniversite rektörlerinin o üniversitenin akademik personeli tarafından seçilmesi gibi demokratik bir yöntem varken, bu konuda yalnız Cumhurbaşkanının söz sahibi olması sizce doğru mu? Dinci vakıflara, belediyeler ve devlet bütçesinden milyonlarca lira akıtılması normal mi? İleri gelen bir parti mensubunuzun Sedat Peker’den her ay düzenli olarak yüklü bir para alması ve bu kişinin adının ısrarla saklanması sizde rahatsızlık yaratıyor mu? Hakkında beraat veya takipsizlik verilen bazı siyasilerin veya gazetecilerin aynı gün uyduruk bir gerekçeyle tekrar tutuklanması, adalet üzerine iktidarınızın koyu gölgesini düşürüyor mu? Komşu bir ülkeye savaş açmak, o ülkenin muhaliflerini eğitip beslemek, sizde ya bize yapılsaydı düşüncesini harekete geçirmiyor mu? İlkokul mezunu meczup/şarlatan FETÖ cemaati tarafından kandırılmış olmak zorunuza gitmiyor mu? Ülkede muhalif basın bırakmamak için AKP’li işadamlarına bazı gazete ve televizyonlarını satın alması için devlet bankalarından yüklü kredi verildiğini ve bunun tahsil edilemediğini duymuş olmalısınız. Bunu doğru buluyor musunuz? Dini kurumlara, diyanete, camilere, sünni vakıflara milyarlarca lire akıtılırken, cem evlerinin ibadethane bile sayılmaması inanç ayrımcılığı olmuyor mu? Daha sorulacak çok soru var da şimdilik bu kadarı yeter.

Bu sorulara muhatap kalan milletvekili diyebilir ki, bütün bunlardan sorumlu olan ben değilim. Benim de senin gibi bu konularda bir yetkim yok. Bakanları bile artık meclisten seçmiyoruz. Onları değiştirme hakkımız da yok. Sistemin değiştiğinden haberin yokmuş gibi sorular soruyorsun.

Vereceğim cevap net olarak belli; Sen bu rejimin bir parçasısın. meclisten çıkan yasalarda el kaldırıyorsun ve çoğunluk sizde. Bütün bu işlerden tamamen sorumlusun. Yapılanları uygun görmüyorsan aday olmamalıydın ve aklın başına geldiyse istifa etmek de mi yok?  Milletin gelecekte sizi de sorgulamayacağını mı sanıyorsunuz? Üzerinizdeki bu ağır sorumlulukla insan içine nasıl çıkacaksınız? Şimdi benim sıraladıklarımı ve bunlara benzer pek çok soruyu bu millet size sormayacak mı sanıyorsunuz.

Yazarın Diğer Yazıları