Ülkemizin birçok problemi var ve bunların en başta gelenlerinden biri de Afganlı/Suriyeli problemleridir.. Çiftçinin, esnafın, sanayicinin problemi var, vatandaşın ekonomik sıkıntısı var, var oğlu var. Bu ülkede milletin karnını doyuracak ve inanç noktasında barışı sağlayacak, toplumsal barışı sağlayacak olan olgu; Türk/Kürt, Alevi/Sünni kardeşliğidir ve bunların hepsini zamanında bir araya toplayan Mareşal/Gazi ve tek Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk'tür.. Bu milletin bunlara ihtiyacı var.. Bunlar olmadan olur mu, asla olmaz.
Emperyalistler ülkeleri işgal etmek istiyorlar.. Bu nedenle Türk Milleti, ülkenin kurumlarını bozacak, iktisat yapısını bozacak, bir devleti ayakta tutabilecek tüm unsurları çökertecek büyük bir oyunla karşı/karşıyadır.
Türkiye’ye yönelik göç dalgası, Türk milletinin aidiyetini, şahsiyetini yok etmeye yönelik bir hamledir.. 2000’li yıllarda Amerikan Başkanının Ulusal Güvenlik Danışmanı olan Condoleezza Rice; "Ulus devletler parçalanacak ve 22 islam ülkesine demokrasi getireceğiz" dedi.. Buna Afganistan'dan başladılar, Irak, Suriye, Libya ile devam ettiler, çember daralırken bu çemberin son halkasında da Türkiye’miz var!. Bunu herkesin görmesi lazım.. Her ülke askeri yoldan işgal edilmez/edilemez.. “Soft Power” dedikleri yumuşak güçle beraber ülkeleri ele geçirmeye çalışıyorlar.. İşte şu anda Türkiye'ye uygulanan göç politikasında sınırlarımızdan her gün binlerce genç Afganlı bunun için gelmektedir.. Bu insanların HES kodları var mı, virüs taşıyorlar mı, sağlık kontrolünden geçirildiler mi, pasaportları var mı, hangisi El Kaideci, hangisi IŞİD’ci, hangisi PKK’lı.. Bunları biliyor muyuz? Böyle bir şey var mı? Tahminimce 10 milyon Afganlı gelecek, 10 milyonda Suriyeli eder 20 milyon.. Nüfusumuzun yüzde 20’si Arap ve Afganlı olacak.. Ulus devlet parçalanıyor ve bir milletin aidiyet duygusu elinden alınıyor.