Yusuf Salih Arıtürk

SİYASİLERİN KAVGA KÜLTÜRÜ!

Yusuf Salih Arıtürk

Ülke olarak birbiriyle yaşayabilen, birbirini kabullenebilen, birbiriyle diyalog kurabilen, asgari müşterekte sorunları ortak akılla çözebilen bir ortam oluşturabilecek bir eğitim metoduna geçmemiz gerekir.. Ancak, siyasiler tarafından milletçe kavga kültürüyle beslenen bir nesil ortaya çıkarmaya çalışılıyor. Bunu siyasette de, medyada da, sosyal hayatta da, sokakta da görüyoruz.. Siyasiler kavga edince karşısındakini alt ederse haklı olacağını ispat etmiş olacağını düşünüyor.. Halbuki bunu yaparken karşımızdaki artık bizim haklılığımızı kabul edecek mi yoksa bizden uzaklaşacak mı sorusunun cevabı elbette ki “bizden uzaklaşacak” olacaktır.

Dolayısıyla kavga kültürünün ortadan kaldırılması gerekiyor.. Bu sistemi ülkemizde ne yazık ki yobaz dinciler ve yobaz sekülerler doğuruyor.. Yobazlık temelde herkesin yaşadığı ve temelde herkesin kendini savunarak ispat etmeye çalıştığı bir durumu ortaya çıkarıyor.. Şu temel öğeyi hiçbir zaman gözden kaçırmamak gerekir; İnsanoğlu neye inanırsa inansın, neyi kabullenirse kabullensin bize düşen, o insanla ortak yaşam alanında asgari müştereklerde buluşabilmektir.

Peki biz inandığımızın, savunduğumuzun propagandasını nasıl yapacağız sorusunun cevabı da net olarak bellidir.. Elbette inandığımız şeyin propagandasını yapacağız ama bunu yaparken hepimiz evrensel hukuk normları içerisinde olmak zorundayız.. İnandığımız şeyi başkasına kabullendirebilmek için evrensel temel ilkelerden uzaklaşmamamız gerekiyor.. Şayet evrensel temel ilkeler içerisinde kalabilirsek inandığımız şeye insanları olabildiğince toplayıp, demokratik bir süreç sonunda o inandığımız şeyin de yönetim makamında olmasını sağlayabiliriz ki, bunu yapmaya çalışmamız gerekiyor.

İntikam hisleriyle siyaset yapan insanların kendiliğinden siyasetten vazgeçmesi gerekir.. Milletimiz intikam ve kavga dilinden bıktı ve yıldı.. Bunun bizi bir yere götürmediğini de gördü.. Milletimiz; Özgür, hür iradesinin tamamen sandığa yansıdığı, kendi taleplerinin karşılanabildiği bir siyasetin varlığını istiyor..

Ülkemizde intikam duygusu ile siyaset yapan her kim varsa, siyasetten uzaklaşması zorunludur.. Önümüzdeki ilk seçimlerde Türkiye’miz ve muhalefet çok ciddi bir sınav verecek ve kanaatimce 20 yıldır demokrasi sınavını kaybetmiş olanların karşısında demokrasi sınavını yeniden verecek olan bir muhalefet bulunuyor.

Bu minvalde muhalefetin birleştirici dilinin, birleştirici unsurunun güçlülüğüne göre demokrasi sınavını kazanıp kazanamayacağını hep birlikte göreceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları