Yusuf Salih Arıtürk

ŞİMDİ DE ZIRHLI ARAÇ

Yusuf Salih Arıtürk

Suriye’de DEAŞ dışındaki terör gruplarına silah ve mühimmat desteği veren ABD, icra ettiği tutumla adeta; “Benim hesabıma geldiğinizde müttefiksiniz..” diyor ve yeni bir tutumu ile kamuoyumuzun gözünden kaçmayan gerçeği tekrardan gözler önüne serdi. ABD’den Suriye’ye zırhlı araç sevk edildiğini dile getiren haberlere aslında ön sayfada yer verilmesi gerekir sanırım ama nedense iç sayfalarda değerlendiriliyor. İki gün önce böyle bir haberi iç sayfalardan okuduğunu söyleyen hemşerim; “Biz, ABD’nin sergilediği üzücü davranışlara rağmen nedense kendinden vazgeçmiyoruz... Zaman/zaman yazdığınız gibi 15 Temmuz 2016’da ülkemizi ele geçirmeye kalkışan haini yargılanmak üzere ülkemize teslim etmemesi, nasıl bir müttefik olduğunu çok daha net şekilde gözler önüne sermiştir..” diye tepki gösterince haberi izlemiş olduğu gazeteyi aldırdım ve iç sayfada yer alan haberi okudum. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı yaptığı açıklamada; “Suriye’de terör örgütü PKK/YPG’nin kontrolünde bulunan Kuzeydoğu bölgesine Bradley sınıfı zırhlı araç ve Sentinel tipi radar sevk etmiş” diyor.

Aynı haberde bu adımların ABD kuvvetlerinin DEAŞ ile mücadeleye devam etmesini sağlamak üzere atıldığına da vurgu yapıldığından, aylar önce ABD’li yetkililerin; “DEAŞ ile yapılan mücadele başarıyla sonlandı” şeklinde yapılan açıklamayı anımsadım. Emperyal gücün okyanus ötesinden buralara neden geldiğini görmeyen göz yoktur ve bir kere daha belirtmek isterim ki ülkemiz; yıllardır bu ülkeyle sürdürmekte olduğu müttefiklikten bir yarar görmüş değildir ve kamuoyumuzun bu gerçeği çok iyi bildiğini gözlemekte olduğumdan sergilediği sayısız tavırlarını bir kere daha aktarmaya gerek görmüyorum.

Karşılıklı çıkarlar üzerine inşa edilen müttefiklik, stratejik ortaklık, dostluklar  noktasında  çok dikkatli olmamız gerektiği son zamanlarda dış sorunlarla boğuşurken yalnızlığa nasıl itildiğimiz gerçeğiyle gün ışığına kavuşmuştur. Kıbrıs Barış Harekatlarının 1974 yılında icra edilmesine ve aradan geçen koskoca 46 yıla rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini ülkemiz dışında kabul eden başka bir devlet olmaması, izlenen dış politikaların bir sonucu değil mi?.. Yıllardır şemsiyesi altına girmeye çalıştığımız AB’nin, KKTC’yi dikkate almayarak Güney Kıbrıs’ı üyeliğe kabul etmesinin başkaca bir izahı olabilir mi?

Bu düşünceler içinde; kamuoyumuz, müttefikliğe gölge düşüren her türlü tutum ve davranışların karşısındadır diyorum.

Yazarın Diğer Yazıları