COVID-19 belası, ulaşım sektöründe de olumsuzluğa yol açtı ve ulaşımdaki şehirlerarası kısıtlamalar halkımızı sıkıntıya düşürürken, şehir içi ulaşımda da vatandaşlarımız günlerden beri çile çekmektedirler. Coronavirüs salgınından korunmak için en çok riayet edilmesi gereken önlemler; maske takmak, sosyal mesafeyi korumak ve temizlik olarak ifade edildiğinden gerek şehirlerarası ulaşımda, gerekse şehir içi ulaşımda araçların yarım kapasite ile yolcu taşımaları öngörülmüştü
1 Haziran'dan itibaren normalleşme sürecine start verilmesinin hemen ardından şehir içi yolcu taşımacılığında uygulanmakta olan yarım kapasite ile yolcu taşıma şartının kaldırıldığı duyuruldu ve alındığı belirtilen bu karar bazı vatandaşlarımızın; "Salgından korunmak için sosyal mesafeye uymanın taşıdığı büyük öneme dikkate çekiliyorken, şehir içi ulaşımda bu uygulanmanın kaldırıldığını içeren haberler, bizlerde şaşkınlık uyandırdı. Kısa mesafeli ulaşımda virüs bulaşmaz, denilemeyeceğine göre niçin böyle bir karar alındı diye düşünmeden edemiyoruz..." diyorlar. Böyle düşündüklerini dile getiren vatandaşlar elbette ki haklıdırlar derken, niçin böyle bir karar alındığının da kendime göre analizini yapmadan geçmek istemem. Kapatılan işyerlerinin tümüne yakını açılırken, kurum ve kuruluşlardaki kısıtlamalarda kaldırılarak tüm çalışanların işbaşı yapması ile birlikte tenhalaşan şehir içi ulaşım yeniden yoğunlaştı ve yeni uygulamaya göre bu ulaşımda çalışan araçların ayakta yolcu bulundurmalarına müsaade edilmeyeceği belirtildiğinden, İstanbul başta olmak üzere özellikle büyük illerimizde sıkıntı yaşanacaktır. Başka ülkelerde olduğu gibi toplu taşımacılığa zamanında önem vermiş olsaydık şehir içi ulaşımda günümüzdeki gibi bir sıkıntı yaşanması söz konusu olmayacaktı. Kalkınmış ülkelerde demiryolu kentlerdeki semtlere bile ulaştırılmış, çok sayıda metro hatları şehir içi ulaşımın rahat şekilde yerine getirilmesine olanak sağlamıştır.
Büyük illerimizde yaşanması kuvvetle muhtemel olan şehir içi ulaşımdaki yoğunluk yüzünden kurumlarda çalışanlardan bazıları mesailerine gitmede geç kaldıklarında belki de tatsız durumlarla karşı/karşıya kalacaklardır. Virüsün yayılmasını önlemek için en önemli etken olduğuna dikkat çekilen sosyal mesafeyi koruma uygulamasından şehir içi ulaşıma (ayakta yolcu taşınmayacak/mutlaka maske takılacak) şartıyla son verilmesi nedenlerinden biri, normalleşme sonucu bu ulaşımdaki yoğunluğun dikkate alınmasıdır sanırım. İnşallah ölümcül virüs, kısa mesafeli şehir içi ulaşımda zarar vermez!.