Sandık başına gitmeye artık 12 gün kaldı ve bazı söylentilere göre, kimi seçmen vatandaşımız oylarını kullanmayacaklarmış. Söylentilerin aslı var mı veya yok mu hususu, ancak oy kullanma işlemi tamamlandıktan sonra aydınlığa kavuşacaktır derken, tüm seçmen vatandaşlarımızın mutlaka sandık başına giderek oylarını uygun gördüklerinden yana kullanmaları gerektiğini de vurgulamak isterim.
Şüphesiz; seçim sistemindeki aksaklıklar, hür iradenin tam anlamı ile gerçekleşmesi beklentisine gölge düşürmektedir ama ülke genelinde seçime katılma oranı ne kadar düşük olsa bile seçimlerin yenilenmesi söz konusu olmadığından sonuçlar; kullanılan oy oranına göre belirlenmiş olacaktır. Bu nedenle, tüm seçmenlerin önlerine konan aday listelerinden en iyisini tercih etme duyarlılığı içinde vatandaşlık görevini yerine getirmeleri, kendi menfaatlerinin de gereğidir.
Seçimler nedeniyle seçime katılacak siyasi parti liderleri, adaylarından daha çok koşturuyorlar ve seçim gününe kadar bu koşturmayı sürdürecekleri anlaşılmaktadır. Bir kere daha belirtmek isterim ki, liderlerin adeta birbirlerini karalama ve suçlama yarışı içinde olmaları seçmenler tarafından benimsenmiyor ve zannederim bu durum, liderlere yansıtılmamaktadır.
Sandık başına gitmeye az bir zaman kalmasına yönelik görüş belirten bazı seçmenler de; “Seçim yarışı ilimizde centilmence seyrediyor ve bundan memnunluk duyuyoruz. Seçim sonrası bizler için çok daha önemli.. Çünkü, çözüm bekleyen sorun ve beklentiler çok fazla… Özellikle, yaşam koşullarının iyileştirilmesi her şeyden daha büyük önem taşıyor ve bu beklenti için alınacak gerçekçi önlemleri bir an önce kucaklamak istiyoruz…” diyorlar.
Ülke yönetiminde söz sahibi olanların, günlerden beri mahalli seçimde en iyi oy oranına ulaşmaya yönelik gayretlerinin aynısını seçim sonrasında önemli sorun ve beklentilerin çözümüne hasretmeleri gerektiği görüşünün paylaşıldığının altını çizerken, seçmenin oy kullanmama yanlışına düşmemeleri gerektiğine önemle dikkat çekiyorum.