Yusuf Salih Arıtürk

SEÇİM VE GEÇİM…

Yusuf Salih Arıtürk

Mahalli seçimlere katılacak siyasi partiler çalışmalarını sürdürüyor ve adaylarını kesinleştirdikten sonra  çok daha hızlı bir tempo ile seçmenlere ulaşmanın gayreti içine gireceklerdir.  Yerel seçimlerin hizmet açısından daha çok önem taşıdığı görüşünü paylaşan seçmenlerin 31 Mart 2019’da gerçekleştirilecek olan mahalli seçime yönelik değişik değerlendirmelerde bulunurlarken, sadece bir tek değerlendirmede mutabakat sağladıklarına şahit olmaktayım. “Demokrasinin vazgeçilmezleri olarak ifade edilen siyasi partilerimizin hedefleri, geçmişte olduğu gibi bu seçimden de galip çıkmaktır ve tüm enerjilerini kazanmaya harcarlarken, biz seçmenlerin geçim konusunu önemsemiyorlar. Seçimi kazanmak için seferber ettikleri gayretlerin onda birini beklentilerimiz için harcamış olsaydılar, çektiğimiz sıkıntılar büyümeyecekti…” diyen hemşerilerim, AKP ve HDP'nin ilimizde Belediye Başkanlığına kimleri aday göstereceklerini merak ettiklerini de vurguluyorlar ve: “Belediye Başkanları olsun, Belediye Meclis üyeleri ve İl Genel Meclis üyeleri olsun, işin erbabı olmalılar ki, hizmet projeleri üretsin ve arzu edilen hizmetler gerçekleştirebilsinler…” diye de görüş belirtiyorlar.

Mahalli seçimlere katılacak olan siyasi partilerin, vatandaşa sunulması gereken hizmetleri bir kenara iterek sadece seçim kazanmayı hedefledikleri görüşüne bir itirazım olmadığını belirtmek isterim. Çünkü, yıllardır aynı zihniyet içinde hareket ediliyor ve bu nedenle işaret edilen muasır medeniyet düzeyine ulaşma hedefinde rötar yaşanmıştır.

İstiklal Savaşının zaferle sonuçlanmasından sonraki imkansızlık dönemi içinde gerçekleştirilen önemli hizmetler dikkate alındığında, AB’nin kapısını bizlerin çalma durumunda kalması nedeni daha iyi anlaşılacaktır sanırım. İşaret edilen muasır medeniyet düzeyini yakalamada rötar yapmamış olsaydık, AB bizleri çatısı altına almak için kapımızı çalmak durumunda kalacaktı ve karşı karşıya kaldığımız nice benzer olumsuzluklar vardır.

Yıllardan beri vaat edilen refah ve huzura halkımızın hasret kalması nedeni, şüphesiz elverişsiz icraatlar, başka bir ifade ile koltuk sevdasının her şeyden daha çok önemsenmesidir. Bir mahalli seçime daha yol alırken, siyasiler; yine halkımızın geçimini değil, koltuklarını düşünmeyi sürdürüyorlar. Tabii ki, bu olumsuzluğa rağmen seçmenlerimiz, kendi kriterlerinin muhasebesi doğrultusunda bir tercihte bulunacaklardır.

Yazarın Diğer Yazıları