Sağlığın ne kadar büyük önem taşıdığını, karşı/karşıya kaldığımız coronavirüs tehlikesine yönelik verilen mücadelede gözlemliyor ve "Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi..." sözünün içerdiği anlamı bu vesileyle daha iyi anlıyorum. Sağlığımız tehlikeye girdi mi acımızın dinmesi için himayelerine sığındığımız zevat, çok değerli doktorlarımız olmaktadır ve tedavimiz için "yatan hasta" olmamıza karar verilmişse, hastanelerde yattığımız süreçte doktorların yanı sıra onların yardımcıları konumunda olan hemşire ve diğer tüm sağlık çalışanlarının da sıcak ilgilerine muhtaç kalıyor, bu beklentimizin esirgenmediği gerçeğini yaşadığımızda moral bularak mutluluk duyuyoruz.
Dünyamızın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de varlık gösterip can alan coronavirüs’üne karşı göğüslerini siper ederek ön safta savaşan doktorlarımızla diğer tüm sağlık personelinin fedakarlıklarına minnettar olmamak, bu vesileyle kendilerine saygı ve sevgisinin alasını duymamak mümkün değildir. Bunun içindir ki, çok değerli bir tıp uzmanı profesörün virüsle mücadele esnasında yaşamını yitirmesi, bazı sağlık personelinin de virüsü kaptıklarına yönelik Sağlık Bakanımızın yaptığı açıklamaları dinlerken içim burkuldu ve halen atama bekleyen doktor ile sağlık personelinin bulunduğu gerçeğinin, bu vesileyle hatırlanmış olmasından derin üzüntü duydum.
Ölümcül virüsün önleyecek koruyucu aşının ve yanı sıra salgını tedavi edecek ilacın ne zaman bulunacağı bilinmiyor. Dünyanın her ülkesindeki tıp otoriteleri bu önemli beklenti için arayışlarını sürdürüyorlar ve söz konusu arayış süreci devam ederken sağlık savaşçıları değerli doktorlarımızla tüm sağlık personeli yürekten inanıyorum ki; virüs kapan yurttaşlarımızı hayatta bırakmak için onurlu savaşlarını aynı azim ve kararlılıkla sürdüreceklerdir.
Bu düşünceler içinde saygıdeğer doktorlarımızla maiyetlerinde koşuşturan sağlık personeline sonsuz teşekkür ve minnettarlığımı iletirken, güzide hemşerilerimin de aynı duygular içinde olduklarını vurguluyorum.