Risk arz eden sayısız durumlar vardır ve günümüzde en büyük risk, ‘COVID-19' virüsü olup, dünyanın birçok ülkesi, bu riskten en az zararla çıkmanın mücadelesini vermeye çalışıyor. Coronavirüs’ünün büyük bir risk teşkil ediyor olması nedeni, can almasıdır ve ülkemizde bu salgından yaşamını yitirenlerin sayısı başka ülkelere göre çok daha az olsa da bir tek insanımızın dahi hayatından olmasına üzülmemek mümkün olmayıp ölen yurttaşlarımızın sayısında son günlerde meydana gelen azalmaya rağmen vakalardaki ölüm sayısı 5 bine doğru seyrettiğinden, üzüntümüz büyümektedir. Virüse karşı alınan önlemlerle ilgili olarak yapılan bilgilendirmeler zaman/zaman düşündürüyor ve korunmak için uymamız gereken 3 kuraldan birinin sosyal mesafeyi korumak olmasına rağmen, şehir içi ulaşımda gidilen yeni uygulama söz konusu düşündüren durumlardan biridir. Sosyal mesafeyi korumaya yönelik denetimin kalabalık ortamlarda sağlıklı şekilde yapılması mümkün değildir ve geçen hafta ülke genelinde kısıtlamalara son verilmesi sonrasında, yurttaşlarımızın sanki bir pandemi süreci yaşamıyormuş gibi davranmaları da yine düşündüren başka bir olumsuzluktu. Canımızı tehdit eden sinsi bir düşmana karşı korunabilmek için önerilen önlemlere riayet etmemiz gerekirken, kimi yurttaşımızın canını hiçe sayması tuhaf değil mi?.. Parkları, plajları ve mesire alanlarını dolduranların sosyal mesafeye riayet etmezlerken bazılarının maske kurallarına uymadıklarını gözler önüne seren TV kanallarındaki görüntüler, vazgeçilen bazı kısıtlamaların yeniden ülkemiz gündemine gelebileceği endişesine yol açtı. Görüntülü haberleri izlerken, Orman alanlarımızın mesire yeri olarak kalabalıkları kucaklamış olmalarını, başka konularda da riskler önemsenmiyor diye yorumlamadan edemedim. Her ülke için servet kaynağı olan ve stratejik önemi bulunan güzelim ormanlarımızın özellikle yaz aylarında yangın tehlikesi yaşadıkları ve geniş orman alanlarımızın çıkan yangınlarda küle dönüştüğü gerçeğini anımsadığımdan, bu alanlarımızın mesire yerleri olarak kullanılmasını önleyecek tedbirler alınması gerekirken, önemsenmediği için hayıflandım ve güzelim ormanlarımızı korumakla yükümlü olanların dikkatini çekmeyi görev addettim. Ormanların içi bir kenara, ormana yakın noktaların dahi mesire yeri olarak kullanılmalarına müsaade etmemek gerekir ve bu önlemi almayanların "Ormanları gereğince koruyoruz.." deme lüksleri olamaz diyorum!