Ülkemiz, petrol ürünleri ihtiyacının tümüne yakınını başka ülkelerden ithal ediyor. Bazı illerimizde elde edilen petrolün yok denecek düzeyde kalması, bizleri ithal kalemlerinden en yüksek dövizi bu ihtiyaç kalemine ödeme mecburiyetinde bırakmaktadır.
Türkiye’mizde yıllardan beri bazı alanlarda gerçekleştirilen petrol arama çalışmalarından, günümüze dek sevindiren bir sonuç alınmış değil ama özellikle Güneydoğu’da zengin petrol yatakları bulunması ihtimali, yıllardan beri seslendirilmektedir. Komşu ülkelerin çoğunda zengin petrol yataklarının olmasına karşın oralara çok yakın yörelerimizde aynı zenginliğin bulunmamasına yönelik yapılan değerlendirmelerde; “Buralarda da zengin petrol yataklarının olması ihtimali yüksektir. Yıllar önce hazırlandığı belirtilen petrol haritası, böyle bir ihtimali daha da güçlü kılıyor. Petrol zenginliği nedeniyle ülkelerin işgal edilmekte olduğu gerçeği de böyle düşündürmektedir. Petrol zenginliğini kontrol altına aldıklarını belirtenlerin, kimilerinin böyle bir zenginliğe kavuşmalarını engellemeleri de mümkündür…” diyorlar.
Yıllar önce Batman ilimizin Raman yöresinde olduğu gibi başka yörelerimizde de bu zenginliğin olması ihtimali, bence de yüksektir sanırım ve bazı durumlar böyle düşündürmektedir. Petrol arama teknolojisinde tam olarak gelişmemiş ve arama sondajlarının maliyeti çok yüksek olduğundan belki de bu zenginliği daha derin noktalarda arama şansı bulamıyor olabiliriz. Ancak, yıllar önce petrol aramasına yönelik bir haritanın varlığı yanı sıra bölgemizde de petrol zenginliğine ulaşılabileceğini içeren yaygın söylemler göz önünde tutularak petrol aramalarına daha çok imkân tanınmalıdır. Büyüklerimden edindiğim bilgiye göre, yıllar önce yabancı şirketlerce yapılan petrol arama sondajlarında petrol bulunduğu müjdesi verildiği halde, “işletilmeleri rantabl değildir…” denilerekten sondaja sahne olan alanlar betonla örtülmüş..
Bazı fuzuli israf kalemlerini kısarak petrol arama çalışmasına daha çok imkân tanımada isabet olacağı görüşüne ilgililerin dikkatini çekiyorum.