Yıllardan beri özellikle Suriyeli mültecileri sahiplenen ülkemizin, Avrupa ülkelerine gitmek isteyen mültecileri engellememeye karar vermesinden sonra sınırlarımızda yaşanmakta olan insanlık dramı, vicdanlı olan herkesin yüreğini dağlıyor.
Yunanistan’ın sınırı geçmek isteyen mültecilere karşı uyguladığı insanlık dışı vahşet, Avrupa ülkelerinin önemli konuya olan bakışlarını gözler önüne sermektedir sanırım. Mültecileri sahiplenmek konusunda elini taşın altına koymayan Avrupa ülkeleri, ülkemizde barındırılanlar için dile getirdikleri maddi destek sözünü de yerine getirmeyerek çirkin tutum sergilemişlerdir ve sergilemeye devam ediyorlar..
“Arap Baharı” senaryosunun devreye sokulmasıyla Ortadoğu’da bazı ülkeler kan gölüne dönüşürken, iç savaştan kaçan milyonlarca insan da perişan oldu ve olmaya devam etmektedir. Bölgemizde yaşanan içler acısı insanlık dramından en çok zarar gören ülkenin Türkiye olduğunu, tüm dünya devletleri de çok iyi biliyor ama Avrupa ülkeleri gününden beri mülteciler konusunda kendi yükümlülüklerini yerine getirmekten sürekli olarak kaçınmayı tercih ederek tüm yükün adeta ülkemizin sırtında kalmasını hedeflemişlerdir ve halen de aynı görüş içindedirler.
Ortadoğu’daki zenginliklere konmak için emperyal güçler adeta yarışmaktadırlar ve yarışırlarken de karşı karşıya gelmek yerine el attıkları ülkelerin halklarını birbirleriyle çatıştırıyorlar. Gözlerden kaçmayan bu gerçek nedeniyle, haklı olarak emperyal güçlerin el altından birlikte hareket ettiklerini düşünenler olmaktadır ve böyle düşünenlere hak vermemek, mümkün değildir.
Sınırlarımızdaki mülteci dramının nasıl sonuçlanacağını bilmiyorum ama, söz konusu insanlık dramının asıl sorumlularının emperyal güçler olduğunu, başka vatandaşlarımız gibi biliyorum. Başka bir ifade ile “Arap Baharı” senaryosunu devreye sokanlar, insanlık dramının asıl sorumlularıdır ve bu gerçeğe rağmen, utanmadan mülteci dramından söz etmede sakınca görmüyorlar.