Türkiye’de muhalefet partileri ülkemizin aleyhine dış güçlerin ajanları olarak faaliyet gösteriyorlarmış!.. Türkiye'de siyasi rekabet, kesinlikle normal düzlemde ilerlemiyor ve herkes bel altına yönelerek rakiplerini düşmanlaştırma yolunu tercih ediyor.
İçinde varlık bulduğumuz, devlet şeklinde örgütlenen sosyal düzenin her parçası, kurulu sistemin varlığını sürdürmesi için gereklidir. Eğitimi/sağlığı/hukuk düzeni olmayan bir devlet ve sosyal sistem olamaz. Aynı şekilde, birden fazla muhalefet partisi olmayan, özgür basına kapalı, hukukun üstünlüğü yerine güçlünün üstün hukuk düzeni yarattığı bir sistem de demokratik olamaz. Demokrasinin ve düzenin en zorunlu parçası muhalefetin varlığıdır ve muhalefetin olmadığı tüm sistemler zorbadır.
Tartıştığımız Hitler yönetiminde, Franko rejiminde eksik olan, siyasal sistemin en kritik öğesi, rejimlerinin zorba, yönetenlerini ise diktatör haline getiren muhalefet yokluğuydu.
Muhalefet, demokratik siyasal sistemin olmazsa olmazıdır ve seçim sisteminin, halk iradesinin varlık gösterebilmesi için ön koşuludur. Eğer gerçekten muhalefet dış güçlerin piyonuysa ve seçimle mevcut iktidarın yerini alacaksa, ülke ihanetle karşı/karşıya kalacak demektir ki, bu durumda ülkemizi kurtarmanın tek yolu muhalefetten kurtulmak değil midir?
Peki, muhalefeti "ülkemizi yıkacaklardı" diyerek ortadan kaldırdığımızda geriye kim kalacak? Tabii ki, tek partili iktidar..
Cumhurun diğer ortakları ise böyle bir durumda etkisiz bir hale geleceklerdir.. Devlet gücünü elinde bulunduran iktidar karşısında zaman içinde pasif birer sembol olarak kalacaklardır.. Tabi kalmalarına izin verilirse..
Hâlihazırdaki iktidar ortakları, şimdiki siyasal güçlerini, hakaret ettikleri muhalefetin varlığından aldıklarını biliyorlar mı acaba? Tam tersine hâlihazırda ellerinde tuttukları siyasal gücü, kendilerinin öz gücü sanıyorlar.
Sayıp sövdükleri etkili muhalefet var olduğu için onlar da varlıklarını sürdürüyor ve anlamlı hale geliyorlar.. Bilsinler ki boğmaya çalıştıkları muhalefet ortadan kalktığında, kendileri de silinip gidecek ve hiçbir etkileri kalmayacaktır.. Tıpkı demokrasi gibi..
Demokrasinin sigortası ve varlık garantisi olan, siyasal özgürlüklerin kurumsallaştığı muhalif partilerini dış güçlerin piyonu/maşası olarak nitelendirmek ülkemize bir şey kazandırmaz ve siyaseti yaralar..
Türkiye'de her konuda ve özellikle siyasette kavgacı bir dil var, bunu olgunluğa çevirip,
rekabet
diline dönüştürmek zorundayız ve doğru olan da budur.. Gelişmiş ülkeler ve demokrasileri herkes için birer örnektir..