İran’a özgü bir bitki türü olan Menengiç ağaçları ülkemizde Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’da yer almaktadır. Siirt’imizde de sayıları milyonlarla dile getirilen Menengiç ağaçları vardır ve bunların aşılanarak fıstığa dönüştürülebileceğinden söz edilirken; “İlgili Bakanlık bu konuda bir proje hazırlayarak yaşama geçirse çok sayıda işsiz için uzun müddet istihdam olanağı sağlanacaktı..” diye görüş belirtiliyordu.
Menengiç’in bilimsel ve klinik çalışma sonucunda saptanan bulgularının olduğu belirtiliyorsa da bu bulgulara yönelik herhangi bir açıklama yapılmış değil ama; saçların dökülmesini önlediği, cilt hastalıklarına iyi geldiği, BITIM sabunu kullanan vatandaşların ifadelerinden bilinmektedir. Yöremiz halkının GIZVEN olarak da ifade ettiği Menengiç, aşılanarak fıstık ürünü verecek duruma intikal ettirilebileceği gibi, saçların dökülmesini önlediği için de çok daha yüksek oranda bıtım sabununa dönüştürecek konuma getirilebilir ve ne var ki bu beklentiye gereken önem verilmemektedir. İran ve havalisinde çok ufak olan Menengiç aşılanarak bıtım’a dönüştürülmekte ve bu ürün şu sıralarda fıstık ürünü fiyatının çok üstünde bir fiyatla satıldığı halde piyasada bulunamamaktadır ve bunun nedeni Siirt’teki bıtım ağaçlarının aşılanarak fıstığa dönüştürülmesidir.
Saçların dökülmesini önleyen Menengiç ağaçlarının tümünü aşılayarak fıstık ürününe dönüştürmeyi hedefleyen büyük bir proje uygulanmış olsaydı, gelecekte ülkemizi fıstık üreticisi ülkeler arasında başı çeken bir konuma taşıyacaktı ama, bu gerçeğin bilinmesine rağmen milyonlarca Menengiç ağacına sahip çıkılmamaktadır. Ülkemizdeki Menengiç ağaçları zenginliği başka ülkelerde olsaydı, saçların dökülmesini ve saçların korunmasını önlemede kullanılmak için azami duyarlılık muhakkak ki gösterilecekti.
Geçmiş yıllarda ilimiz yöresinde bulunan ve sayılara milyonlarla ifade edilen Menengiç ağaçlarının değerlendirilerek fıstık ağaçlarına dönüştürülmesi için proje üretilmesini temenni ettiysek de, maalesef bu seslendirmelerimize de kulaklar hep tıkalı kalmıştır. Menengiç ağaçları konusundaki beklentilere kulakların tıkalı kalması, zenginliklerimize sahip çıkamadığımızın göstergelerinden sadece biridir. Gerçekten de zenginliklerimize sahip çıkamıyor değil, çıkmıyoruz!.