Türkiye’miz, kadın giyimi konusunda bir kültür çatışması yaşıyor.. Yazın sayfiye kentlerini dolduran burjuva ve onlara benzemeye çalışan küçük burjuva kadınlar, git gide daha fazla açılmaya başlıyorlar.. Bu akım Türkiye'ye burjuva Batı'dan sirayet etmiştir.. Bu kesimin Türkiye halkının emekçi kesimi ile duygusal
ve kültürel bağları iyice zayıflamıştır.. Açıklığı ise "medeniyet"in bir gereği saymışlardır.
Bu giyimleriyle köylere, fabrikalara ve kasabalara gidip siyasi çalışma yapmaları mümkün değildir.. Zaten gündemlerinde de böyle bir sorun yoktur.. Kanunların müstehcenliği yasaklayan hükümleri dışında kadınların ve erkeklerin sokakta nasıl giyinmesi gerektiği konusunda bir yasa ve yönetmeliği yoktur.. Böyle kurallar ortaya koymak da doğru değildir.. Bunu toplumsal kültür ve insanların ait oldukları sınıf belirliyor ve bu açıdan bakıldığında burjuvazinin olabildiğince açılmayı tercih ettiğini, halkın ise derli toplu giyindiğini söyleyebiliriz.