Çıkarlarının dışında başka hiçbir düşünmeyen emperyal güçler, başkalarının kendileri gibi güçlenmesini istemediklerinden, güçlendiklerini hissettikleri ülkelerin özellikle ekonomilerini hedef alırlar ve bu hedefleri doğrultusunda el attıkları ülkelerde çatışmalar çıkarır ve çatışmaları uzun zamana yaymaya çalışırlar.
Ülkelerinde istedikleri ağır silahları üreten emperyal güçler, başka ülkelerin de ağır silah üretmelerine karşı koyar ve engellemeye çalışırlar. Zira, aynı şekilde silah gücüne sahip olanlara diş geçiremeyeceklerini ve ürettikleri silahlara pazar bulamayacaklarını biliyorlar. Bölgemizde bugüne kadar yaşanan olaylar nedeniyle ne kadar silah satıldığı ve ne kadar silah malzemesi kullanıldığının bir envanteri çıkarılırsa, bu konuda yapılacak gerçekçi açıklama, silah satıcılarının elde ettiği büyük kazançlar karşısında zannederim hayretler içerisinde bırakacaktır.
Günümüzde doğal olarak dünyanın beşten büyük olması gerekirken bunun gerçekleşmemesi, silah üstünlüğünün sonucundan başka bir şey değildir. Bunun içindir ki, kendi silahımızı kendimiz üretmek için gösterildiği belirtilen gayretlerin tırmandırılmasında yarar vardır.
Hiçbir ülkeden füze sipariş etme durumunda kalmayarak onlar gibi füze ihraç eden konuma gelinmesi, tüm vatandaşlarımızın halisane temennisidir. Umarım yeni nesil, bu beklentinin gerçekleştiğine tanık olur.
ABD’nin ülkemize yönelik onayladığı yaptırımları, hafif ya da sert diye tartışarak hafif diye sevinen kişiler olması ise şaşılacak bir durumdur. Yaptırım, kimlik ve kişilik sahibi insan ya da ülkelerin kabul etmeyeceği bir durumdur. ABD ise haliyle küstahlığının gücünü bu gibi duruşu bozuklardan almaya devam ediyor!..