Hayat koşullarının her geçen gün biraz daha ağırlaştığı ülkemizde milyonlarca insanımız durumlarının iyileştirilmesini bekliyor ama, günümüze dek bu beklentiden olumlu bir sonuç alınamamıştır.. Milyonlarca işsiz ve dar gelirlimizi rahatlatacak önlemler alındığı iddia ediliyorsa da umutla bekleyenlerin sıkıntıları tam tersine daha da büyümüştür.. İşsizlerimizin nasıl geçindikleri noktasına hiç kafa yormayanlar, milli gelir dağılımındaki adaletsizlikten kaynaklanan dar gelirliliği adil konuma getirmek için ciddi önlemler almış değillerdir ve bu zihniyete duyulan tepki gün geçtikçe doğal olarak daha da tırmanıyor.
Ekonomik krizin yanı sıra, işsizlik ve pandemi gibi çok zorlu bir süreçten geçiyorken, halkımızın karşı/karşıya kaldığı sıkıntıları azaltmak için çözümler üretmek yerine, siyasi parti mensuplarının polemik yaratarak birbirlerine laf yetiştirmeye çalışmaya daha çok önem verdiğinden söz eden vatandaşlarımız; “Toplum için refahsızlığın taşıdığı büyük öneme aldırış dahi edilmiyor.. Halkımızın çok büyük bir kesimi her geçen gün biraz daha refahtan uzaklaşmaya başlamıştır ve bu konuda alınabilecek önlemler bulunduğu halde, insanca yaşam koşullarında sadece kendilerini düşünenler, alınması gereken önlemleri alarak hayata geçirmiyorlar.. Her zamandan daha çok ihtiyacımız olan birlik ve beraberlik konusunda da sergilenen tutum aynıdır.. Ülke yönetiminde söz sahibi olanlar, tutum ve davranışlarıyla toplumumuza örnek olmaları gerekirken, bu önemli husus için gereken duyarlılığı asla göstermiyorlar. Asli görevi halkımızın gözü, dili ve kulağı olan medyamız da maalesef görevini hakkıyla yerine getirmekten oldukça uzaklaşmıştır sözleriyle tepki gösteriyorlar özetle.
Aslında, milyonlarca işsizimizin kendilerine ekmek kapısının aralanması bekleyişinde olduklarını, keza yine milyonlarca dar gelirlimizin insanca yaşam koşullarını iyileştirecek önlemler alınmıyor olmasından fevkalade rahatsızlık duyduklarını, herkesten çok daha iyi biliyor etkili ve yetkililer.. Önemli beklentilere çözüm üretmekle yükümlü olanların neden haklı feryatlara kulak tıkamakta olduklarının muhasebesini yapmak gerekir.. Hür iradeyi tam olarak yansıtma mevzuatlarını içermeyen Siyasi Partiler ve Seçim Yasalarına rağmen, sonuçta yüce makamlara halkın oyları sayesinde gelenlere; “sizleri sandığa gömeriz!..” mesajı verildiği taktirde, asli görevlerini hatırlamak mecburiyetinde kalacaklardır..