CHP’nin tek parti dönemiyle hesaplaşması kaçınılmaz ve Kılıçdaroğlu da böyle bir hamlede bulunuyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı bir paylaşımda partisi ile ilgili bir kabuk değişiminin işaretlerini verdi.
Kılıçdaroğlu’nun da ifade ettiği, iktidar temsilcileri tarafından sürekli dile getirilen CHP’nin geçmişteki icraatlarının başında partinin din kurumuna ve dindarlara baskısı kastediliyor olmalı. Partinin özellikle Kılıçdaroğlu’nun başkanlığı döneminde “mütedeyyin” denilen dindarlara açılma politikası bilindiğinden, toplumun helallik istenecek kesimin başında dindarlar olduğu akla gelebilir.
Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerinden barışmak istediği kesimin yalnız muhafazakârlar olduğu sonucunu çıkarmak da yanlıştır. Bundan daha önemli olarak barışmak istediği kesimler vardır ki, bunların başında tek parti döneminin yoksulları geliyor. Çünkü tek parti döneminde bürokrasinin politik devlet aygıtı olan CHP, yoksulları sahipsiz bırakmış, onları mahalli mütegallibeye ezdirmiştir. O dönemde devlet “kimsesizlerin kimsesi” değil, zenginlerin arkasındadır ve çıkarlarının bekçisidir. Bu gerçek işçi ve köylü sınıflarının genlerine o kadar çok işlemiştir ki, CHP’nin sonradan edinmeye çalıştığı “sosyal demokrat” kimlik kitleleri ikna etmeye yetmemiştir. Bugün taşrada CHP’nin asıl kuvvetini oluşturan seçmen kitlesi, o zamanki mütegallibe sınıfının siyasi mirasçısı ve deyim yerindeyse torunlarıdır.
Tek parti döneminde Türkiye’nin en büyük düşmanı komünistlerdi. Bütün tek parti döneminde komünistlere adeta kan kusturulmuştur. Emekçilerin türlü hak arama mücadelesi de komünistlikle suçlanmış, grev yasaklanmış, Şefik Hüsnü, Nazım Hikmet, Hikmet Kıvılcımlı gibi sosyalistler, vatan haini sayılarak zindanlara tıkılmış günışığından yoksun bırakılmıştır. Sabahattin Ali’nin ölümü de CHP iktidarı dönemindedir.
CHP’nin bunca yıldır sandıktan iktidar olacak bir sonuç alamayışının nedeni, tek parti uygulamalarının bagajında oluşturduğu ağırlıktır. Bunu göremeyen bir CHP kadrosu elinde CHP’nin iktidar imkânını yakalaması bir mucize olacaktır. İşi zor olmakla birlikte, Kılıçdaroğlu’na kolaylıklar diliyorum.