Son yıllarda mevsimlerde değişiklikler yaşandığından söz ediliyor ve büyüklerimden edindiğim bilgiye göre, geçmiş yıllarda şu an içinde bulunduğumuz Haziran ayındaki gibi bir serinlik yaşandığına ve yağmur yağdığına tanık olunmuş değildir. Oruç farzının icra edildiği mübarek Ramazan ayının Haziran’a denk gelmesi, aşırı sıcakların hüküm sürecek olması nedeniyle oruçlunun susuzluk sıkıntısı çekmesine neden olacağı görüşleri paylaşılıyordu ve bu görüşün gerçekleşmemiş olmasını bazı hemşerilerim; “Yüce Allah’ın oruçluya bir lütfu” diye değerlendirmektedir.
Araştırmacılar, son yıllarda küresel ısınmanın tartışılmaz bir gerçek olduğuna ve bu ısınmanın da iklimsel değişikliğe neden olduğuna vurgu yapıyor olsalar da mevsimlerin haiz oldukları özellikleri yitirdiklerini söylemek mümkün değildir. Yine hava sonbaharda soğuyor, ağaçların yaprakları dökülüyor, geceler uzarken gündüzler kısalıyor, göçmen kuşlar sıcak ülkelere gidiyor. Kış’ın hava iyice soğuyor, güneş ısısı çok az hissediliyor ve bazı hayvanlar Kış uykusuna yatıyor. İlkbaharda hava yavaş-yavaş ısınıyor, Ağaçlar çiçek açıyor, gecelerin kısalmasına karşın gündüzler uzuyor. Yaz mevsiminde ise hava tam anlamı ile ısınıyor. Meyve ve sebzeler olgunlaşıyor. Yani yine de dört mevsimi yaşamaktayız. İklimsel değişikliklerin meydana gelmesine yol açan nedenlerin kısa bir süreç içinde etkili olmayacakları, bu nedenle mevsimlerde yaşanan bazı değişikliklerin “4 Mevsim” diye ifade edilen mevsimlerin özelliklerini daha uzun yıllar sürdürecekleri, yine araştırmacıların zaman-zaman yaptıkları açıklamalardan anlaşılmaktadır. Merhum şair Kemalettin Kamu, İRŞAD adlı şiirinde insanların da mevsimler gibi değişikliğe uğradıklarını, şiirinin son kıtasında;
Sevgilim senin de geçer zamanın
Ne şöhretin kalır, ne hüsnü anın
Böyledir kanunu kahpe dünyanın
Dört mevsim içinde bir bahar olur
sözleriyle dile getirmiştir.
İçinde bulunduğumuz Haziran ayının serinliği ve yağışı kucaklamasından memnuniyet duyduklarını belirten oruçlu hemşerilerimiz; Haziran ayındaki serinliğin ve yağışların mevsim değişikliğinden çok, yüce Allah’ın oruçlu kullarına merhameti olarak gördüklerini belirtirlerken; “Yüce Rabbimize hamdüsena olsun” diyorlar. İbrahim Hakkı Hazretleri de Tevfizname’sinde;
“Halk şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Arif onu seyreyler
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler”
buyuruyor.
Bu inançlı söylemin aksi söylenemez.