Mahalli seçimler için sandık başına gitmeye sadece 29 gün kaldı ve seçimlerin galibi olmak için kolları sıvamış olan siyasi partiler, hızlanmış bulunuyorlar. Siyasi parti sözcülerini dikkatle dinledikleri gözlemlenen seçmen vatandaşlarımız: “Seçimlere yönelik yapılan konuşmaların gerginlikten uzak bir atmosferde seyretmesi vatandaşlarımızın temennisi olmakla birlikte bu beklenti dikkate alınmamaktadır. Seçimde en iyi sonucu almak isteyen siyasiler, halkımızın beklentilerine nasıl çözüm üretileceğini anlatmak yerine birbirlerini karalamayı tercih etmeyi sürdürüyorlar ve bundan sonra da söylemlerinde bir yumuşama olacağına ihtimal vermiyoruz…” diyerek tepkilerini dillendiriyorlar.
Seçim yarışı her türlü yarıştan daha önemlidir ve 31 Mart’ta sandık başına gidecek olan seçmenler, bu önemin bilinci içindeler. “Tüm toplumlar için huzur ve refah beklentisi, tüm beklentiler arasındaki öncelikleridir ve bu gerçek doğrultusunda bizler bu iki önemli beklentide, maalesef umduğumuzu bulmuş değiliz… İstiklal Savaşını büyük bir zaferle noktalayan atalarımız, o günün imkansızlıkları içinde ülkemizin dış borçlarını tasfiye etmiş ve önemli hizmetlere imza atmışlardı. Tam bağımsızlığın en önemli göstergesi olan ekonomik bağımsızlık alanında geldiğimiz noktalar düşündürücüdür ve nasıl aşılabileceği noktasında sağlıklı bir tahminde bulunma şansına sahip değiliz.. Ülkemizin büyümesini ve güçlenmesini istemeyenler olduğu belirtilirken, bu konuda birlik ve beraberliğe gerektiği gibi önem verilmiyor. Ülke yönetiminde söz sahibi olanların sorun ve beklentilere nasıl çözüm üretecekleri noktasına odaklanmaları gerekirken, konuşmalarında adeta birbirlerine hakaret ediyorlar ve halkımız bu tutumlarından rahatsızlık duymaktadır. Toplumumuz söylemlerin değerlendirmesini yaparken, bazı ifadelere yönelik olarak gereğinin yapılmamasına anlam veremiyor!..” diye de yakınmaktadırlar.
Mahalli seçimler nedeniyle siyasi hareketliliğin hızlandığı bir gerçektir. Ne var ki, hızlanan siyasiler sorunlara ve beklentilere nasıl çözüm üreteceklerini anlatacakları yerde birbirlerini karalayarak sonuç almaya çalışıyorlar ve bu tutumlarını değiştirmeyecekleri gerçeği ile karşı karşıyayız.