Ford otomobil fabrikalarının başkan yardımcısı William Bourke, 1976 yılında göreve başlarken, yüzlerce basın mensubu önünde yaptığı konuşmada; O gün sanıldığı kadar uzakta değil, sanayiciler aynı tip malı aynı tarzda ve dünyanın her tarafında pazarlamak üzere üretmeye başlayacaklar.. Modern iletişim araçları vasıtasıyla tüketicilerin zevklerinde ve ihtiyaçlarında tekdüzelik sağlanacak.
Eğer üretilen mal bir pazara uygun düşmüyorsa, o pazara uygun mal üretilmeyecek ama o pazar o mala uygun hale getirilecek tarzda yeniden biçimlendirilecek.. Yani insanlar pazara uydurulacak, o malı ister hale getirilecek.. Çok uluslu şirketler, her ülkedeki seçkinlerle işbirliği yaparak geniş halk kitlelerini istedikleri şekilde dileklerine uygun olarak biçimlendirecekler. Böylece şirketler çok daha güçlenecek.
Ve her şey tam da William Bourke’nin dediği gibi oldu.. Yaşadıklarımızın, tercihlerimizin tamamı önceden planlayarak bizi pazara ve mala uydurdular.. Aldığımız eğitim, kültür ve iletişim araçları buna hizmet etti.. Tüm işyerlerinde, cafelerde ve eğlence merkezlerinde zorla dinletilen tek tip pop müzik ve pop kültürü tüm gençlerimizi tek düzeleştirdi ve mankurtlaştırdı.
Düşüncelerini, duygularını, giyimlerini, yaşamlarını, beklentilerini, tüketimlerini, alışkanlıklarını monotonlaştırdı.. Bütün bunları serbest piyasa ekonomisi yönetenleri, tüm toplumlara planlı olarak öğrettiler.. Gençlerimize her TV programında hiçbir müzik, sanat, edebiyat, beste, şiir ve duygu değeri olmayan ayaküstü yazılan anlamsız sözleri, sistemli bir şekilde müzik diye belletmeye çalıştılar. Çocuklarımızı, gençlerimizi tek tip fabrikasyon, vasıfsız, kültürsüz birer tüketici yaptılar ve insanı bu pazara uydurdular.. Coronavirüs nedeniyle bir kez daha gördük ki dünya insanını tek tip İnternet kültüründe tek elde buluşturdular ve yaşadığımız hiç bir şey tesadüf olamaz.