Yusuf Salih Arıtürk

HAMLE YAPMAK!..

Yusuf Salih Arıtürk

Ülkeler arası ilişkiler karşılıklı hamlelerle olur.. Dostluk, müttefiklik, stratejik ortaklık, işbirliği gibi lafların tamamı palavra!.. Bütün bunlar çıkar ilişkisiyle ilgili siyasi kavramlardır.. Her 24 Nisan'da hep yüreğimiz ağzımıza gelir ya hani; ABD Başkanı ne diyecek diye; geçtiğimiz ayın 24 Nisan'ın da dostumuz(!) ağzındaki baklayı çıkardı ve söyleyeceğini söyledi!.

Evet, bu bir hamledir.. Bir devlet Türkiye Cumhuriyetine karşı bir hamle yapmıştır.. Burada asıl önemli olan ülkemizin bu hamleye karşı nasıl bir hamle yapacağı, ya da yap(a)mayacağıydı.. Kaldı ki bir hamle yaparken bir sonraki hamleyi de hesaplamak zorundadır ülkeler.. Görünen o ki şu ana kadar Türkiye'den ABD hamlesine misliyle cevap verecek bir hamle yapılmamıştır.. Yok hükmündedir gibi basit ve sıradan açıklamalardan öte bir gelişme göremedik.. İktidar ve muhalefet liderleri ve parti sözcüleri açıklamalar yaptılar/kınadılar ve tanımadıklarını söylediler.. Bir de TBMM kararı çıktı o kadar.

En fazla, “Asıl siz yaptığınız katliamlara bakın, şu kadar Kızılderili’yi katlettiniz” denildi ve açıklamalar hep bu tonda devam etti.. Bir de sanki Amerikalı yöneticiler işleri, güçleri yokmuş da Türk televizyonlarını izliyorlarmış gibi, bütün televizyonlarda bu konuyu işleyen programlar yapıldı.. Bilime ve tarihe işaret edilen söyleşiler geldi ekranlara.. Belli ki bu değerlendirmeler kayda geçilsin isteniyordu.. Bir başka görüş ise; tarihi, siyasetçilerin değil tarihçilerin tartışması görüşüydü.

Kaçırdığımız bir gerçek var.. Tarihi siyasetçiler yapar, tarihçiler ise sadece yazarlar..

Siyasilerin yorumları hiç de basite alınacak yaklaşımlar değildir.. Bütün bu gündelik akış devam ederken, Türkiye'nin dişe dokunur bir hamle yapmayışı kamuoyu beklentisinin çok gerisinde kalmış ve deyim yerindeyse şaşkınlıkla karşılanmıştır!..

Özellikle muhalefet partileri iktidarın bu hamlesizliğini sürekli konuştular.. Neden Türkiye bu hamleye misliyle cevap vermedi/vermiyor?

Öncelikle Türkiye bu açıklamanın yapılmasını engellemeliydi.. Bu ifade kayıtlara girmemeliydi.. Gelecekte ülkenin başını ağrıtacak bu tanım ABD Başkanı tarafından dillendirilmemeliydi.. Diplomatik girişimlerle buna engel olunmalıydı.. Türkiye dış politikada bu kadar aciz miydi?

Devletlerarası hamleler karşı devletin en zayıf anında yapılır.. Bu anlamda Türkiye en zayıf anını mı yaşıyordu ve ABD Başkanı bu gücü nereden alıyordu, bu ne cüretti?

Bu tartışmalar sürüp giderken bir kamuoyu yoklaması yapılsaydı ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, Türkiye şimdi ne yapmalı diye sorulsaydı cevap şu olurdu;

“Türkiye'de bulunan Amerikan üstleri kapatılsın!.”

Türkiye bu hamleyi yapmalıydı.. Hemen o gece Amerikan üstlerinin kapatıldığı açıklanarak karşı hamle yapılmalıydı.. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bunun örnekleri vardır.. Tarih tekerrürden ibarettir diyerek bir tekrar daha yaşamalıydık.. Böyle dostluk, böyle müttefiklik, böyle ortaklık olmaz..  Bunların dostluğu buysa düşmanlığından hepimizi Allah korusun!.

Evet, kamuoyunun beklentisi bu yöndeydi ancak öyle bir ülke haline geldi ki, tam bir olaya odaklandığınız anın hemen ertesinde başka bir durumla karşılaşır olduk.. Gündem bir anda buradan Sedat Peker’e ve son olarak “depremde harcandığı belirtilen!” 128 milyar dolara dönüverdi!..

Bu konuda bırakalım kınamayı demeç vermeyi, nutuk atmayı, ahkâm kesmeyi bir tarafa da öyle bir icraat yapalım ki yedi düvele destan olsun.. Türkiye Cumhuriyeti bunu yaptı ve bugün de yapabilecek güçte olmalıdır!.. ABD'nin böyle bir açıklama yapmasını önleyemediniz, bari bir hamle yapın da ağızlarının payını verin.. Hiçbir zaman unutulmamalı ki; hamleler hamlelerle savuşturulur!..

Yazarın Diğer Yazıları