Sitem; birilerinin benimsenmeyen davranışlarına karşı kırılganlık, bir başka ifade ile tepki gösterilmesidir ve şüphesiz toplumu ilgilendiren sitem, münferit sitemlerden daha önemlidir. Kimi zaman sohbet edilen bir mekânda başkasından sitem eden birinin, hani “lafı üzerine girdi” derler ya, aniden sohbet edilen mekana girdiğinde kendisinden sitem edenin önüne kalktığına, benim gibi tanık olanlar vardır sanırım. Çoğu bu duruma aldırış etmez olsa da ben böyle bir duruma tanık olduğumda; eğer siteminde haklı olsaydın böyle davranmazdın diye tepki gösterdiğim kişiler olmuştur. Öyle ya; gocunduran ve üzüntü veren durumlara karşı gösterilen tepkiye duyulan saygıya gölge düşürülmemesi gerekmez mi? Hem arkasından sitem et, hem tam ederken içeri girdiğinde yerini vermek için huzurunda kalk!. Olacak şey mi?. Bireysel tepkilerdeki bu olumsuzluk, toplumu ilgilendiren sitemlerin yaygınlaşmasına ve önemli beklentilerin sürüncemede kalmalarına da sebebiyet vermektedir. Ülke yönetiminde söz sahibi kılınanlar, bu nedenle tepkileri umursamıyorlar..
Milyonlarca işsiz varsa, halkın büyük kesimi yoksulluk sınırındaysa ve daha birçok önemli beklentiye çözüm üretilmiyorsa, onlara göre hava hoş. Nasıl olsa onların bir eksiği yok ve kendilerinden sitem edenlerin oylarını almayı sürdürüyorlar. İşte bu nedenle kimsenin durduk yere sitem etmeye hakkı yok diyorum. Eğer sayenizde yüce nakamlara ulaşanlar sizleri mağdur ediyorsa, müsebbibi bu zihniyetinizdir. Yani tepkilerini izhar edenlerdir. Size güzellikler vadederek üzüntü verenlere, tercihlerinizle ders verecek yerde oy vermeye devam ederseniz, hiç de sitem etme hakkına sahip değilsiniz.
Çok sıkıntılı bir süreçten geçiyorken ve her gün 50/60 yurttaşımız ölümcül salgında yaşamını yitiriyorken bile, seçime yönelik gayretlerin geri plana itilmemesi, bu görüşü teyit etmektedir. Herkesten daha güçlü olan halk, kendisini sağlıklı şekilde sorgularsa müsebbibi olduğu bu zihniyeti sonlandırabilir. Bunun yolu da haklı sitemlere gölge düşürmemekten geçer.