Güçlü ve kendine güvenen devletler için kimin seçildiğinin bir önemi olamaz. Ancak ülkemizde öyle bir hava yaratılıyor ki, ABD mi başkan seçiyor, Türkiye’mi seçiyor belli değil.”
Dünyaya yön veren bir ülkedeki seçimin insanlarda merak uyandırması gayet doğal bir durumdur. Ancak ABD’de yapılan seçime bakarak ülkemiz için fayda beklemek; özümüze güvenmemek, bağımsızlığımıza inanmamaktır.
Trump ya da Biden; İkisinden birinin seçilmesi Türkiye için farklı durumlara sebebiyet verebilir ama, birini destekleyip kazanmasına sevinmek açık bir şekilde vizyonsuzluktur.”
İzmir depremi ile acılar içinde kıvranan insanlarımızın, geride ne yapacağını bilemeden önünü göremeyen vatandaşlarımızın öncelikleri ABD seçimi olmamalıdır. “Hepimizi derinden etkileyen, tarifsiz acılar içerisinde bırakan İzmir depreminde ailesini kaybeden, yakınlarından ayrılan, evsiz kalan yurttaşlarımızın yaralarını sarmadan, dertlerine derman olmadan bu ABD aşkını anlamak mümkün değil. Bu mu bizim vizyonumuz? yemeden/içmeden ABD’yi kim kazanacak bunun hesabını yapar olduk?
Şunu kimse aklından çıkarmasın ki; ABD seçimleri küresel sermayenin sergilediği iki takımlı bir turnuva gibidir. Kimin seçildiğinin hiçbir önemi yok. Öndeki kuklaların arkasındakiler ne isterlerse o olacaktır. İki tarafta karşıt fikirdeymiş gibi görünse de, her ikisi de aynı sisteme hizmet etmektedirler ve bu yüzden anneler babalar ağlarken, bizim derdimizin ABD olmaması gerek.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1922 yılında söylediği üzere; “Hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin?” Özümüze dönmeli, kendi bağımsızlığımıza sarılarak ekonomimizi hiç kimseye muhtaç olmayacak seviyeye getirmeliyiz.. Aksi takdirde ülke olarak daha çok seçim takip ederiz!.”