Güven; kuşku duymadan inanma, itimat etme duygusu olup toplumlar için büyük önem taşır. İşyeri açan iki ortağı düşünün. Bunlardan biri işyerini terk ettiğinde diğer ortağının kendisine herhangi bir şekilde ihanet etmeyeceğine inanmaz ise, kuşkulanırsa böyle bir ortaklığı uzun müddet devam ettirmeleri olasılığı söz konusu olabilir mi?.. Sizlere vaatlerde bulunarak yüce makamlara gelenler, vaatlerinin arkasında durmadıkları gerçeği gün ışığına kavuştuğunda ulaştıkları makamları kaybetmek durumunda kalmazlar mı?...
Birlik ve beraberlik konusunda nutuk çekenler, söylemlerine ters düşen davranışlarda bulunduklarında sağduyu sahibi herkesin tepkisini toplamazlar mı? Öyle ya; birlik ve beraberlik duygusu insanların bir arada huzur içinde yaşamasına vesile teşkil eden en önemli etken olduğuna göre, böyle bir güzelliğe gölge düşürenler olursa bir vebal içine girmezler mi?
Medyamızdan da bir örnek vermeden geçmek istemem. Üzülerek belirteyim ki, halkımızın bizlere olan güveni her geçen gün yok olmaya devam etmektedir. Asli görevi; halkın gözü, dili ve kulağı olan medyamız, bu görevi hakkıyla yerine getirmenin gayreti içinde olursa dile getirilenlere, ilgililer kulaklarını tıkamaz. Söylemek istediğim; güven yitirmenin arzu edilen birlik ve beraberliği teessüs ettirme güzelliğini zorlaştırdığıdır.
Güvenin yitirildiği toplumlarda huzursuzluk diz boyu olur ve huzursuzluklar yüzünden arzulanmayan sıkıntılar yaşanır, badirelerle karşı karşıya kalınır. Bunun içindir ki, güven yitirmemek konusunda toplumun her kesimi azami duyarlılık içinde olmalı ki, kimse kimseden kuşkulanmasın, kimseler başkalarına düşman gözüyle bakmasın. Şüphesiz, yüce adalete olan güven duygusu; çok daha önemlidir. Samimiyetle belirtmek isterim ki, özellikle medya olarak güven yitirmiş olmayı içime sindiremiyorum. Dostlarımın zaman-zaman; “Basın olarak asli görevinizden uzaklaşmışsınız. Bizlerin karşı karşıya kaldığı mağduriyetlere bu yüzden kulaklar tıkalı kalmaktadır. Görevinizi yerine getirirseniz, ilgililer kulaklarını tıkamaktan vazgeçerler…” dediklerine tanık oldukça, üzüntüm daha da büyüyor. Toplumlarda güvenin azalması birlik ve beraberliğe gölge düşüren en önemli etkendir diyerek herkese bu önemli konuda duyarlı olma çağrısında bulunuyorum.