Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!
Mustafa Kemal ATATÜRK
8 Mart, 19. yüzyılın sonlarından bu yana kadınların talep ve özlemlerini dile getirmedeki kararlılıklarını sergiledikleri ve bugüne dek hiç de küçümsenmeyecek haklar elde ettikleri bir gün olmuştur.. Kadınların daha eşit ve daha yaşanılır bir dünya için başlatmış oldukları mücadele, toplumların her kesiminde yankı bulmuş ve destek görmüştür.. Peki, kadınlar hakları için hala mücadele ederken günümüz dünyasındaki yeri ne durumda dersiniz?
*Gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlar günde ortalama 20 litre suyu 6 km. taşıyorlar.
*Mültecilerin %80’ini kadınlar oluşturuyor.
*Dünya’daki arazilerin sadece %1’i kadınlara ait.
*Siyasette ve iş dünyasında kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile oldukça düşük.
*Okuma/yazma bilmeyen ve eğitim hakkından mahrum bırakılan 1 milyardan fazla yetişkinin 2/3’ü kadın.
*OECD ülkelerindeki bilimsel ve teknik alanlardaki üniversite mezunlarının %30’u kadın.
*ABD’deki mucitlerin %10’u kadın.
*Dünyadaki mal varlıklarının 14 trilyon dolarlık kısmı kadınlara ait.
*Tanınan ve tanınmayan 206 ülke arasından sadece Japonya ve Peru’da iş kuran kadın sayısı erkeklerden daha fazla.
*Haber veya röportajlara konu olanların %21’i kadın.
*Gazetecilerin 1/3’ü kadın olmasına rağmen, bölüm şefi, editör ya da patronların sadece %1’i kadın.
*Avrupa Birliği’ndeki cinsiyetler arası en yüksek gelir adaletsizliği yaklaşık %25 farkla, Kıbrıs, Estonya ve Slovakya’da görülüyor.
*Yeni üniversiteyi bitirmiş kadınlar, erkeklerden %20 daha az para kazanıyor.. Bu fark 10 yıl içerisinde %31’e yükseliyor.
Kadın erkek eşitsizliği üzerine yapılmış çalışmalar sonucunda elde edilen bu veriler ne yazık ki eşitsizlik boyutunun %1’i bile değil.. BBC’nin Avrupa ülkelerini de kapsayan bir araştırmasından elde edilen verilere göre, üst düzey yetkili, yönetici ya da milletvekili olarak çalışan her 10 kişiden yaklaşık 1’i kadın.. Yani araştırma konusu olan 145 ülkede bahsi geçen mevkilerde olan kadın oranı %13 iken, erkek oranı ise %87.. Bu ülkelerde erkeklerin %76’sı çalışırken kadınların sadece %32’si çalışmakta.. Dünyada hal böyleyken her gün kadınlar günü olarak kutlansa ne yazar diyesi geliyor insanın.. Bu satırları yazarken, belki de şu an dünyada ya da ülkemin bir köşesinde bir kadın kocasından şiddet görüyor, başka bir kadın tanımadığı bir erkek tarafından gece sokakta gezdiği için tacize maruz kalıyordur.. Belki de yarın bir kadın, kadın demenin ne demek olduğunu bilmeyen, Dünya Kadınlar Günü olduğundan bile bi haber olan patronu tarafından mobbinge uğrayacak!..
Bütün bu yüz kızartıcı gerçeklere rağmen, kadın/erkek eşitliğinin tam olarak her alanda sağlandığı, kadına yönelik şiddetin ve cinsel istismarın azaldığı değil, tamamen bittiği, bir gün değil, her gün kadınların değerinin anlaşıldığı, hepsinden ötesi kadınların kendi güçlerinin; inandıkları, istedikleri zaman neler yapabileceklerinin farkına vardığı bir dünya diliyorum..
Bu duygu ve düşüncelerle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu olsun ve diğer tüm günlerde “Dünya Kadınlarının” olsun diyorum..