Kapitalizm futbolun üzerine kabus gibi çöktü ve her santimetrekaresini ele geçirerek, her hücresine sirayet etti.. Daha çok para, daha çok markalaşma, daha çok reklam ile futbola duyulan amatör heyecan da yavaş/yavaş ortadan kaldırıldı.. Korkunç makine futbolcuları adeta bir robota dönüştürdü ve haftalık maç periyotlarını sıklaştırarak onları ve izleyicisini daha fazla kazanma hırsı ile sömürmeye başladı.. Maç sayılarının artması ve yayınlarının çoğalması futbola olan ilgiyi arttırmayarak tam da bunun tersi, var olan ilgiyi de azaltmaya başladı.. Gözünü kazanma hırsı bürümüş makineler bu isteksizliği bir türlü göremedi..
İnsani olan ne varsa, hakem hataları dahil olmak üzere, makinenin gücüne terk edildiğinde ise bu durum sonun başlangıcı oldu.. Futbolun büyük kulüpleri geçtiğimiz günlerde daha çok para kazanmak uğruna, tüm yerleşik sisteme karşı ABD şirketi JP Morgan'ın sponsorluğunda Dünya futboluna rest çekti.. ABD çok kulüplü bir elit lig kurarak pastadan büyük pay alacağını düşünmeye başladı ama bence makine yanılıyor.. Futbol başka bir oyuna benzemez.. Futbolun güzelliği zayıf olanın güçlüyü yenmesinden geçer.. Futbolun güzelliği insani yanında gizlidir.. Futbolun güzelliği borsada değil, arsada oynanmasında gizlidir..
Kendi ligimize gelecek olursak; bu sezon süper ligimizde öyle maçlar izledik ki, maçları yöneten hakemlerin farklı maçlarda aynı pozisyonlardaki inanılmaz, futbolla alakasız kararları, izleyicilere bunlar tamamen kasıtlı yapılan işler dedirtecek cinsten kararlar.. Umarım önümüzdeki sezon bu işi layıkıyla yerine getirebilecek yeni bir (MHK) oluşumuyla güzel bir süper lig izleme şansımız olur!..